Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamakta olup bu nedenle; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumluluğuna karar verilmesi mümkün değil ise de, davacı Kurum'un ilk peşin değerin kusur karşılığını aşacak şekilde artışları da içine alacak şekilde 30/3/2009 tarihli ıslah dilekçesi vererek talep sonucunu artırmış olduğu gözetildiğinde; ıslah dilekçesiyle artırılan miktara isabet eden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 3 numaralı bendininin silinerek, yerine, ''Davacı tarafından yapılan, 420,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 370,4 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına'' yazılmasına ve hükme 7 numaralı bendin eklenerek ''Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'e göre hesaplanan 1000 TL maktu vekalet ücretinin davacı Kurumda alınarak davalıya verilmesine'' yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.