..........
Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilâmı sonrasında; davalılar.........hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davalılar ... ve ...’ya ilişkin olarak husumet nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulup, davalı ........ için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün; davacı Kurum ile davalılardan .............avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davacı Kurum ile davalılardan .......... vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388’inci maddesinin son fıkrasında; yargılama sonunda kurulan hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen
-2-
hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiş, 389’uncu maddesinde ise, mahkemece verilen karar ile iki tarafa yüklenen görev ve tanınan hakların kuşku ve duraksamaya yol açmayacak surette oldukça açık yazılması gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştır. İnceleme konusu davada; mahkemece verilen ilk hükmün temyiz denetimi sonrasında bozulması ile ortadan kalktığı gözetilerek, uyulan bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda tüm davalılar hakkında yerine getirilmeye elverişli ve usulü kazanılmış hak olgusu da dikkate alınarak karar oluşturulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, ilk hükmü temyiz etmeyen davalılar........... hakkında kararın kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar verilerek, yukarıda anılan düzenlemeye aykırı bir şekilde hükmün yerine getirilmesi aşamasında kuşku ve duraksamaya yol açılması isabetsiz olduğu gibi, hüküm altına alınan rücu alacağı üzerinden fazla karar ve ilâm harcı, davacı Kurum yararına ise eksik avukatlık ücreti belirlenmesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, hükmü temyiz eden davacı Kurum ile davalılardan.......ekillerinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalılardan....... geri verilmesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy