Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 19.03.2001 – 16.05.2003 ve 21.10.2006 – 30.04.2007 tarihleri arasında davalılardan .....ait işyerinden, 08.05.2007 – 03.09.2007 tarihleri arasında da ....şyerinden çalışmaları kesintisiz bildirilen davacı; 24.11.1998 – 24.05.2000 tarihlerindeki askerlik dönemi ile, 02.01.2004 – 26.01.2005 tarihleri arası dönemde davadışı işyerinden bildirilen süreler dışlanarak, 1997 yılı Aralık ayı ile, 2003 yılı arasında; yine, 11.10.2005 – 02.09.2007 tarihleri arasında davalılardan işverenlere ait işyerinde çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, davacının, bildirilen süreler dışında 25.02.2000 – 18.03.2001, 11.10.2005 – 20.10.2006 ve 01.05.2007 – 07.05.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davacının, 24.05.2000 tarihinde askerden dönmüş olması ve bu tarihten sonra çalıştığına ilişkin beyanı ile, tespitine karar verilen gün sayısı gözetildiğinde; Mahkemece, tespitine karar verilen tarih olarak 25.05.2000 yerine, 25.02.2000 tarihinin yazılmış olmasının, maddi yazım hatasına dayalı olduğu anlaşılmış ve 25.05.2000 tarihi ile sonraki tarihlere ilişkin kabulü süre yönünden isabetli bulunmuştur.
2- Davacının, ileri sürdüğü askerlik öncesi çalışmalarını tespit isteğinin reddine ilişkin kararın eksik incelemeye dayalı olduğu görülmüştür. Mahkemece dinlenen tanıklardan....davacının 2000 yılında işe girdiğini beyan etmiş ise de, anılan tanığın, askerlik öncesinde işyeriyle ilişkisinin bulunmadığı; Yine, tanıklardan .... ., davacı ile askerlik öncesinde de çalıştıklarını beyan etmiş ise de; bu tanığın, 2000 yılı 2. dönemden itibaren sigortalı bildirildiği görülmüştür. Mahkemece, uyuşmazlık konusu dönem bordrolarında adı geçen işyeri çalışanları ile, komşu işyeri sahipleri ve bunların bordrolara geçmiş çalışanları gerektiğinde re'sen dinlenerek, davacının, askerlik öncesine ilişkin isteğinin şüpheye yer vermeyecek biçimde araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
3-Mahkemece, kabulüne karar verilen sürelerin, şirketlerin ünvanı açıkça yazılarak hangi davalıya maledildiğinin infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde belirtilmesi gerekirken, işverenin “.....” olarak belirtilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
4- 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı.....36'ncı maddesi hükmüne göre; ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan müstesna olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, davalı Kurum’un, yargılama giderleri içinde yazılan harçtan sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.