(818 S. K. m. 101, 104, 113)
Dava: Dava, yaşlılık aylığı alan davalıların murisinin ölümünden sonra hak etmediği aylıklarının yersiz alındığı gerekçesi ile davalılardan gecikme zammı ile birlikte tahsiline karar verilmesine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Yaşlılık aylığı alan sigortalının ölümünden sonra, aylıklarının bankadan çekildiği görülmektedir. Hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine göre sigortalının ölmeden önce birlikte oturduğu kimselerin yaşlılık aylıklarını çektikleri varsayılır. Somut olayda, dosya kapsamından sigortalının ölmeden önce hangi davalı ya da davalılar yanında oturduğu belli değildir. Mahkemece, davalıların muris sigortalı ile birlikte oturup oturmadığı araştırılıp incelenmeli, birlikte oturanlar tesbit edildiği taktirde aylıkların kendisi tarafından çekilmediğine ilişkin ispat külfetinin davalıya düştüğü, diğerleri yönünden ise davacı Kuruma düştüğü kuralından hareketle delilleri sorulup toplanmalı, hak edilmeyen yaşlılık aylıklarının bu kişiler tarafından çekilip çekilmediği yöntemince araştırılmalı
2-Davalıların savunması kapsamında, ölüm olayının Kuruma ve bankaya bildirip bildirilmediği sorulmalı;
3-Gecikme zammının Kurumca talep edilecek kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen nitelikli temerrüt faizi olduğu ve davaya konu alacağın ise, haksız fiile dayalı olması sebebiyle gecikme zammı ile değil yasal faizi ile tahsili gerekirken, talep gibi gecikme zammına hükmedilmesi ve faizin denetlemeye elverişli şekilde mahkemece, uzman bilirkişiden alınacak denetlemeye elverişli rapor ile belirlenerek talebin kontrolünün yapılmaması:
4-Ayrıca, Borçlar Kanununun 101,104 ve 113. maddeleri gereğince faize faiz yürütülemeyeceği halde bileşik faize hükmedilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy