(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3, 98, 99)
Dava ve Karar: Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurumla davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacı, 1.4.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının; 06 ... ... plakalı araç sürücüsü davalı A. K. aracın kaydi malik ve işleteni davalı Limited Şirketinden ve yine aynı aracın zorunlu trafik poliçesini tanzim eden davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'den rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davada işletenlik iddiasına dayanılmadığından ve bu yönde bir araştırma da yapılmaksızın, kaydi malikin sorumluluğu bulunmadığından bahisle davalı Limited Şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilirken; davaya konu trafik kazasında, davalı sürücü kusuru %75 alınmak suretiyle, diğer davalılar yönünden, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1) 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları; öncelikle üçüncü kişinin suç sayılan hareketiyle yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Diğer taraftan, davalı araç malikinin sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 Sayılı Kanunla değiştirilen 2 nci fıkrasında yer alan ...araç maliklerine... ibaresi; Anayasa Mahkemesi'nin 27.3.2000 tarih ve 2001/343 E. 2002/41 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda, araç malikinin 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan Kanunun öngördüğü diğer sorumlular kavramı kapsamında 2918 Sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çerçevesinde işleten sıfatına haiz bulunması; bir başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyetiyle aracın tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür.
Somut olayda, davalı Limited Şirketine kaydi malik ve işleten sıfatıyla husumet yöneltmiş olması da dikkate alınarak, davalı araç malikinin, davalı sürücünün kullandığı kazaya konu aracın işleteni olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
2) Davalı Sigorta Şirketi temyiz dilekçesinde, davaya konu trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine harici ödeme yapıldığını iddia etmektedir. Davalı Sigorta Şirketinin, Kurum sigortalısı S. S.'ın hak sahiplerine bağlanan gelirler yönünden poliçe limiti yönündeki sorumluluğunun açıklığa kavuşturulması için, ödemeye dair tüm kayıt ve belgeler davalı Sigorta Şirketinden celbedilmeli, gerekirse sigorta şirketinin kayıtları üzerinde sigorta ve mali mevzuattan anlayan bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılarak, ödeme olgusu araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
3) Bu tür davalarda sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı ( temerrüt ) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 Sayılı Kanunun 98 ve 99. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulmasına karşın sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin ve faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğunun kabulü gerekmektedir. Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı girişilen icra takip tarihinin veya takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü zorunludur.
Somut olayda mahkemece, davalı Sigorta Şirketi yönünden, temerrüt durumu yukarıdaki ilkeler çerçevesinde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı Sigorta Şirketi yönünden tahsis onay tarihinin faiz başlangıcına esas alınması hatalıdır.
4) Davalı Sigorta Şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; poliçede yazılı sorumluluk limitiyle sınırlı olmasına, bu bağlamada gelir, masraf ve ödemeler, ilam harcı, avukatlık parası ve yargılama giderlerinden yükümlüğünün de poliçe limitiyle orantılı bulunmasına rağmen; poliçe limitiyle sınırlı sorumluluk öngörülmeksizin, yazılı şekilde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
Mahkemece, yukarda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, hükmü temyiz eden davacı ve davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy