Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 24.01.1985-21.08.1989 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen çalışma günlerinin tespiti ile 06.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi hükmü uyarınca, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 1479 sayılı Kanunun yaşlılık aylığını düzenleyen 34 ve Geçici 10. maddeleridir.
Mahkemece, ....’ye bağlı .... tüm hak ve vecibeleri ile ....’ye devredilmesi nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait şahsi sicil dosyasının incelenmesinde; davacının 24.01.1985-08.07.1987 tarihleri arasında..arihleri arasında..... çalıştığı ve çalışmalarının kısmen Kuruma bildirildiği anlaşılmıştır......01.07.2000 tarihi itibariyle tüm hak ve vecibeleri ile .....’ye devredilmiş ise de; dava konusu çalışmaların bir kısmının geçtiği ..... aittir. Öte yandan davacı yaşlılık aylığı bağlanması yönünde de talepte bulunmuş olup, her iki davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.
Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. Maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmü öngörülmüştür. Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine ilişkin hizmet tespiti davasının işveren aleyhine açılmasının zorunlu bulunması, çalışmanın geçtiği dönemde ....’ye ait olan işyerinin daha sonradan ......’ye devredilmiş olması nedeniyle, davada husumet sorunu ortaya çıkmakta ise de, söz konusu eksikliğin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı belirgin olup, bu bölümüne ilişkin dava husumet nedeniyle hemen reddedilmeyerek, bu eksikliğin giderilmesi yönünde davacı tarafından bir talebin bulunması halinde, yukarıda açıklandığı şekilde karşı tarafın rızası aramaksızın, davanın diğer davalıya teşmil edilerek, yargılamaya devam edilebileceği yönü de gözetilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy