Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz sağlık karnesi kullanımı sebebiyle oluşan Kurum zararının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin kararına kesin hüküm gerekçesi teşkil eden ve dairemizin 27.11.2008 gün ve 2007/ 14917 – 2008/ 15337 sayılı onama ilamı ile kesinleşen davada, davacı sigortalının 01.01.2001 tarihinden itibaren isteğe bağlı bağ-kur sigortalısı sayılarak 1479 sayılı Kanunun ek 23. maddesinden yararlanması gerektiğine ve sağlık sigortası kapsamında bulunduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak anılan davanın konusundaki farklılık sebebiyle, işbu davada kesin hüküm teşkil etmeyeceği açıktır.
Zira, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 303. maddesinde belirtildiği üzere, maddi anlamda kesin hükümden söz edebilmek için, iki tarafın, davanın konusunun (müddeabih, yani ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun ve istinat olunan sebebin aynı (müttehit) olması gereklidir. Tarafları ve haleflerini bağlayan maddi anlamda kesin hükmün etkisi, aynı konuda açılan ikinci davada etkili olur ve tekrar aynı konuda karar verme yasağı nedeniyle davanın reddi gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen fiili ve hukuki durumlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı,(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasında yer alan, "Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine" ifadesinin silinmesine, yerine, "Sübut bulmayan davanın reddine" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.