(6183 S. K. m. 35) (506 S. K. m. 80)
Dava: Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, prim borçlusu Limited Şirketindeki hissesini 15.02.2007 tarihinde devrettiğini beyanla; 2007/16224-16225 ve 16226 sayılı takip dosyaları üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
Mahkeme, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince takip konusu borcun, prim borçlusu Limited Şirketinden tahsil imkanı araştırılmaksızın davacıya ödeme emri gönderilmiş olmasının aykırılığından hareketle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; davacının kurucu ortağı ve müdürü olduğu A... Ltd. Şti.'ne ait 80193.034 numaralı işyerinin 2005/7. ay- 2007/3. ay arası dönemlere ilişkin prim ve fer'i borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine, anılan 3 takip dosyası üzerinden 6183 sayılı Yasaya göre ve 2007 yılında prim borçlusu Limited Şirket'ine karşı başlatılan takipte, ödeme emirlerinin söz konusu Şirkete taşındığından bahisle tebliğ edilememesi üzerine, her üç takip dosyası üzerinden davacıya ödeme emirleri usulünce tebliğ edilmiştir. Diğer taraftan ibraz edilen ticaret sicil kayıtlarından; davacının, kurucu ortağı ve müdürü olduğu prim borçlusu Limited Şirketindeki tüm hisselerini 11.01.2007 günlü hisse devir sözleşmesi ve 15.01.2007 günlü ortaklar kurulu kararı ile devretmiş olup, devir keyfiyeti 12.02.2007 tarihinde tescille ilan edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında;
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasanın 80. maddesi hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gibi; Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı aynı yasa maddesinde öngörülmüştür.
Öte yandan, Limited Şirketin amme borçlarını düzenleyen 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi ise, "Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar." Hükmünü içermektedir.
İnceleme konusu olayda, takibe konu prim borçlarının, prim borçlusu Limited Şirketinin üst düzey yöneticisi ve yetkilisi olduğu anlaşılan davacıdan, 506 sayılı Yasanın 80. maddesi kapsamında istenmesine engel bir durum yoktur. Zira 506 sayılı Yasanın 80. maddesine dayalı sorumluluk hali, doğrudan sorumluluktur ve şartlarının varlığı halinde tüm prim borç dönemini kapsar.
Davacı, kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğu Limited Şirketindeki tüm hissesini 12.02.2007 tarihi itibarıyla devretmiş olmakla birlikte, şirket müdürlüğünün devir sonrasında devam edip etmediği dava dosyasından anlaşılamamaktadır. Şayet anılan tarih itibarıyla, davacının şirket müdürlüğü de sona ermiş ise, 2007/1. ay sonrası döneme ilişkin prim borçlarından sorumluluk düşünülemez. Ancak, anılan hisse devri tarihi sonrasında şirket müdürlüğü devam ediyor ise, takibe konu tüm prim borç dönem ve tutarından sorumludur.
Şu halde yapılması gereken iş; işin esasına girilip, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular çerçevesinde yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 26.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy