..........
Davacı, 15.03.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş yaşlılık aylıklarının yasal faizle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamda belirtildiği şekilde, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık; davacının yurtdışı borçlama bedelinin günlüğü 3,5 Dolardan tespitine ilişkin........arar sayılı ilamının yerel mahkemece kesin hüküm olarak kabul edilip, edilmeyeceğine ilişkindir.
Maddi anlamda kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için, her iki davanın tarafları yanında dava sebeplerinin ve konusunun aynı olması gerekir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237/I. maddesi kapsamında, kesin hüküm ancak konusunu teşkil eden husus hakkında muteberdir. Bu anlamda ilk davada davacının yurt dışı borçlanma bedelinin günlüğü 3,5 Dolardan tespitine hükmedilmiş, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihin tespiti ve tahsiline yönelik davacının talebi hakkında olumlu olumsuz yönde bir karar verilmemiştir. Böylece yaşlılık aylığı hakkında bir kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.03.2005 tarih ve 2005/10-138 esas, 2005/221 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen Geçici 10. maddede;.........sigortalılarının tam yaşlılık aylığı ve kısmî yaşlılık aylığına hak kazanmalarına ilişkin istisna ve geçiş dönemi koşulları düzenlenmiş olup, bu yönde;
.......
4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı (01.10.1999) itibarîyle aylık bağlanmasına hak kazananlarla, aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az süre kalan sigortalıların önceki hükümlere göre tam veya kısmî yaşlılık aylığı hakları saklı tutulmuştur. Yine, tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi özel koşulları 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup da 01.10.1999 tarihi itibariyle bayan sigortalı ise 20, erkek sigortalı ise 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına, 2 yıldan fazla kalanlar için, kalan sürenin fazlalığına bağlı olarak artan şekilde yaş koşulu da getirilmek suretiyle kademeli olarak düzenlenme yapılmıştır. Ne var ki, tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi hükümlerinin......iptal edilerek, bu iptal kararının 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, yeni yasal düzenleme 01.06.2002 yürürlük tarihli 4759 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; ödenen borçlanma bedelinin 3,5 Dolara karşılık gelen miktar ile borçlanma yapıldığının kabulü ile yaşlılık aylığı koşullarının yöntemince araştırılıp irdeleyerek sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy