Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, trafik iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan harcama ve ödemelerin, 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ...... vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalıların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davalılardan tasfiye halinde ......., poliçe limiti dahilindeki miktarın 07.12.2007 tarihinde ekleriyle birlikte ödendiğini belirtip, konuya ilişkin belgeleri de sunduğu halde, ödeme olgusu üzerinde durulmaksızın hüküm kurulmuş olması;
3-Davalı işveren ...’in tazmin sorumluluğunun dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 10. maddesi, “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır...
Ancak, yukarıdaki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22'nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26'ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” düzenlemesini içermektedir.
İşverenin, 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlanın belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş, haksahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; İşverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta ve eldeki davada olduğu gibi, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca % 50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılmak suretiyle belirlenmesi zorunluluğu vardır.
Mahkemece, davalı ...’in 506 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca sorumluk sınırının belirlenmesi gereğinin de gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan........ vekili ve ...'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan .......iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy