(5510 S. K. m. 7) (506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı S. S.vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan ve davanın yasal dayanağını oluşturan mülga 506 Sayılı Kanunun 79. maddesine dayalı hizmet tespiti davalarında, elde edilecek hükmü sigortalılık hakları yönünden infaz edecek olması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım konumundadır. Bu sebeple yasal yönteme uygun biçimde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirimi yapılmamış olan çalışma sürelerinin tespitine yönelik eldeki davada da hükmün sonuç doğurabilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden de hüküm kurulmasını zorunlu kıldığından, davalı Kurum hakkındaki davanın husumet yokluğundan bahisle reddine karar verilmesi, usul ve yasa hükümlerine açık aykırılık hali teşkil etmektedir.
2) Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinilmesinin önüne geçilmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır.
Davacı, davalı işverene ait plastik kapı ve pencere doğrama işyerinde 10.8.2003 - Haziran 2004 ve 10.6.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacının 8.1.2004 tarihli işe giriş bildirgesi ile 8.3.2004 tarihine kadar 61 gün bildiriminin bulunduğu anlaşılmakta olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının çalışmasının süresi ile yaptığı işin kapsam ve niteliği dinlenen tanık beyanlarıyla şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmiş değildir. Bu nedenle; davacının şoför olarak çalıştığı iddiası nazara alınarak, öncelikle, işyerinde servis işlerinde kullanılan araç ve davacının bu aracı kullanmak için gerekli ve uygun sürücü belgesi bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler ve özellikle davacının servis ve teslimat yaptığı işveren ya da iş ilişkisi içinde oldukları kişiler saptanarak re'sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Anılan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı S. S. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davalılardan S. S.'e iadesine, 26.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy