.......
Dava, davalı işverene ait villada, 12.09.1994-20.03.2004 tarihleri arasındaki sürede geçtiği iddia edilen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyulan bozma ilamında, “2-Davalı vekili, davacının, dava konusu dönemde, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının da bulunduğunu belirtmiş, 21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arasında, ... sicil numarasıyla 1479 sayılı Yasa kapsamında, 4 yıl, 1 ay, 26 gün sigortalılığını gösterir belge dosyaya sunulmuştur.
Davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına ilişkin özlük dosyası tüm içeriğiyle getirtilip; aynı dönemde çifte sigortalılığa olanak bulunmadığı yönü gözetilerek, 21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arasındaki baskın çalışması ve sigortalılık konumunun eylemli çalışmaya uygun biçimde belirlenmesi gereği üzerinde durulmamış olması; ayrıca, 21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığın gerçekliği halinde, 21.09.1999 tarihinden önceki çalışma iddiası yönünden de, dava tarihi olan 24.04.2006 itibariyle yukarıdaki bent uyarınca hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi yasal zorunluluğunun ortaya çıkacağının gözetilmemiş olması;
3- Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup; anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunlu ve gereklidir. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
./..
-2-
Belirtilen ilkeler ışığında, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; dava dilekçesinde sözü edilen..... 2005/855 E. sayılı işçilik alacaklarına ilişkin dosyadaki kanıtlar eldeki dosyaya yansıtıldıktan; dosyaya sunulan banka kartında yer alan ödemelerin dayanak ve nitelikleri araştırıldıktan sonra; kamu düzenine ilişkin davada, re’sen yapılacak araştırmadan elde edilecek kanıtlar da toplanarak; çalışma olgusunun varlığı ile süresi konusunda yapılacak değerlendirme uyarınca bir sonuca varılması gereği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuş olması,” usul ve yasaya aykırı bulunarak bozma nedeni yapılmıştır.
Bozma öncesinde dosyaya sunulmuş bulunan ve bilgilendirme amaçlı olup, resmi işlemlerde kullanılamayacağı uyarısı içeren, Bağ-Kur sigortalısı hizmet listesinde, davacının 21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arası sigortalılık süresi için, “mecburi sigortalılık” açıklamasına yer verilmişken; bozma üzerine dosyaya katılan özlük dosyası içeriğinde yer alıp, 21.09.1999 tarih, 117801 sayıyla Kurum kayıtlarına intikal eden sigortalı giriş bildirgesinin, isteğe bağlı sigortalılık tesciline yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sigortalılığın niteliği konusundaki çelişkinin giderilmesi gereği üzerinde durulmadığı gibi; “Davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına ilişkin özlük dosyası tüm içeriğiyle getirtilip; aynı dönemde çifte sigortalılığa olanak bulunmadığı yönü gözetilerek, 21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arasındaki baskın çalışması ve sigortalılık konumunun eylemli çalışmaya uygun biçimde belirlenmesi…” yönündeki bozma gereğine uygun herhangi bir inceleme de yapılmaksızın; “21.09.1999-17.11.2003 tarihleri arası tespit talebinin, bu tarihler arasında davacının .....olduğu anlaşıldığından reddine,” karar verilmiştir.
Zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılık hallerinin çakışması halinde, zorunlu sigortalılığa üstünlük tanınması gereğine ilişkin yasal zorunluluk ile bozma ilamı içeriğindeki araştırma ve değerlendirme zorunluluğuna ilişkin ilkeler üzerinde durulmaksızın; eksik incelemeyle ve hükmün (1) numaralı bendinde tarih konusunda yazım yanlışlığı içerir biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'e iadesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy