Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işyerindeki sigortalı çalışmalarının tespitini ve ödenmeyen alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ....... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, 05/05/2010 tarihli son celsede, davasını atiye terk ettiğini bildirmiş, bu talep hazır bulunan davalı vekilince kabul edilmiştir. Bu durumda, HUMK'nın 185/1 maddesine göre davayı takipten sarf-ı nazar edilmiş olunmaktadır. HUMK'nın 425. maddesinde, iki taraftan birinin ölümü, davanın terki gibi bir sebeple hükme bağlanamayan davalarda yargılama giderinin tahkikat hakimi tarafından takdir ve hükmolunacağı düzenlenmiş olup, 14.04.1954 gün, 4/14 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aynı şekilde açıklanmıştır. Davacı davasını terk etmiş ise (atiye bırakmışsa), davalının HUMK'nın 425. madde hükmünden yararlandırılması gerekir. Hal böyle olunca da, vekille temsil edilen davalı yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasına son bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ve 12. maddeleri uyarınca davalı ....... yararına takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ......’ya verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
S.Ş.
Full & Egal Universal Law Academy