Mahkemesi :...... 2.İş Mahkemesi
1995 ve 1996 yıllarında ürün bedellerinden yapılan tevkifatlar nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında .. .... sigortalılığının 01.10.1995 tarihinden başlatılması istemini içeren 19.10.2007 tarihli başvurusuna istinaden, Kurumca; 01.11.2007 tarihi itibariyle tescili yapılan, ancak, 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin tescil istemi, tevkifat tutarlarının Kurum hesabına intikal etmediği gerekçesiyle reddedilen davacı, 21.04.2008 günlü dava dilekçesi ile; 01.10.1995-01.11.2007 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olduğunun tescil ve tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının, Eylül 1995-Haziran 1996 döneminde sebze ve meyve komisyoncusu .. ... sattığı ürün bedellerinden .... primi kesildiği, ancak, kesintilerin Kurum hesabına intikal ettirilmediğinin anlaşıldığı, ne var ki; kesilen primlerin Kurum hesabına intikal ettirilmemiş olmasının sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği belirtilerek, davacının; 01.10.1995-30.06.1996 tarihleri arasında, ayrıca ziraat odası kaydının 19.02.2001 tarihinde başladığı dikkate alınarak, 01.03.2001-01.11.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında ... .... sigortalısı olduğunun tespitine, herhangi bir prim tevkifatının bulunmadığı 01.07.1996-28.02.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.1995-30.06.1996 tarihleri arasındaki sigortalılığın tespitine ilişkin olarak, 2926 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 gün ve 4 nolu tebliğin (D) bendinde, çiftçilerin; ..... primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiğini ispatlayabilmelerinin, kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmelerine bağlı olduğu, (F) bendinde ise çiftçilerin sattıkları ürün bedellerinden prim borçlarına mahsuben yapılan tevkifatların, tevkifatın Kurum hesaplarına intikal etmesi koşuluyla, tevkifatın gerçekleştiği tarih itibariyle cari ve geçmiş dönem prim borçlarına mahsup edileceği, Kurum hesaplarına intikal etmeyen tevkifatların mahsup işlemine esas alınamayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının 19.02.2001 tarihinde başlayıp halen devam ettiği anlaşılan ziraat odası kaydı,........köyünde adına kayıtlı 9 parça taşınmaz ile 4 cam seralı tarlasının bulunduğuna ilişkin tapu kayıtları ve özel kuruluşlara ürün satışının yapıldığına dair 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin müstahsil makbuzları mevcut olup, teslim ettiği ürün bedellerinden tevkifat yoluyla prim kesintisi yapıldığı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Ne var ki; davacının, sebze ve meyve komisyoncusu...... sattığı ürün bedellerinden davacı adına tevkifat yoluyla kesildiği anlaşılan ...... primlerinin, Kurum hesabına intikal edip etmediği hususu yeterince araştırılmamış, dava dışı komiyoncunun "1995 ve 1996 yıllarına ait tevkifat listeleri ile ..... kesintilerinin Kurum hesabına yatırıldığına dair makbuzların 5 yıllık zamanaşımı nedeniyle imha edildiği için bulunamadığına" dair 11.04.2008 günlü cevabi yazısına itibar edilerek primlerin Kurum hesabına yatırılmadığı kabul edilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2010 gün ve 2010/380-420 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi 1995 ve 1996 yıllarına ait ürün teslimlerinin özel kuruluşlara yapılması karşısında; hak ve mükellefiyetin başlangıcının, bu tevkifatın Kurum hesabına intikal etmesi koşuluyla tevkifat tarihini takip eden aybaşı olarak kabul edilmesi gerektiğinden, söz konusu tevkifatların Kurum hesabına intikal edip etmediğinin Kurum ve banka kayıtları da incelenerek araştırılması, intikal etmişse şimdiki gibi davanın bu dönem yönünden kabulüne, intikal etmemişse reddine karar vermekten ibarettir.
Davalı Kurumun, 19.02.2001 tarihinde başlayan ...... Odası kaydı esas alınarak, 01.03.2001-01.11.2007 tarihleri arasındaki sigortalılığın tespitine ilişkin temyiz istemine gelince;
2926 sayılı Kanunun "Tescilde Esas Alınacak Kayıtlar" başlıklı 10.maddesinde, "Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21/10/1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18/04/1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24/04/1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan .... .... .... Kooperatifleri ile Birliği (....), .......ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır." hükmü öngörülmüş olup, Hukuk Genel Kurulunun 03.03.2010 gün ve 2010/107-127 sayılı kararında da belirtildiği gibi ..... sigortalılığının kanıtlanması yönünde zirai kuruluşların kayıtları sigortalılığın sürdürüldüğüne karine teşkil etmektedir.
Ne var ki; bu kayıtlar anılan Yasanın 7, 8 ve 9.maddelerinde belirtilen hallerde kayıt ve tescil halinde değerlendirilmesi mümkün olan belgelerdir. Davacının Yasada belirtilen şekilde doğrudan ya da dolaylı şekilde gerçekleştirilmiş bir tescili bulunmamaktadır. Yöntemince tescili bulunmayan davacının 19.02.2001 tarihinde başlayan ziraat odası kaydı esas alınarak 01.03.2001-01.11.2007 tarihleri arasındaki dönemde ...... sigortalısı olarak tescili mümkün bulunmadığından bu döneme ilişkin istemin bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy