Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :1042-178
Davacı, davalılar ... ve onun bir dönem taşeronluğunu yapan ... nezdinde 01.02.1994-16.10.2003 tarihleri arasında çevre temizlik işçisi olarak geçen çalışmalarından kuruma bildirilen sürlerinin dışındaki sürelerin de sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davacının Belediye nezdinde 20.06.1994-31.12.1995 tarihleri arasında ve 01.08.1996-28.05.2000 tarihleri arasında aralıklı olarak toplam 1483 gün çalıştığı, 1022 gününün Kuruma bildirildiği, 461 gününün ise bildirilmediği, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine, diğer davalı ... nezdinde de 29.05.2000 tarihinde işe başladığı ve aralıklı olarak 25.09.2003 tarihine kadar toplam 1093 gün çalıştığı, 736 gününün Kuruma bildirildiği, 357 gününün ise Kuruma bildirilmediği, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine ve bilirkişi ek raporunun kararın eki sayılmasına,karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekili ve diğer davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemelerce verilen hükümlerin Hukuk Muhakemeleri Yasasının 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…”yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup, Mahkemece verilen hükümde Bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına dair ayrıca karar verilmesinin hükmün infazı sırasında bir faydası olmayacağı gibi tam aksine tereddüt oluşturabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-Mahkemece verilen hükümde davacının ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 20.06.1994 öncesi bakımından davanın reddedildiği, bu durumda davacının istemine ve temyiz eden kurum sıfatına göre hükmün kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalılar Belediye Başkanlığı ve SGK Başkanlığı lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca red sebebinin ortak olduğu da gözetilerek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
4-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalılara yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:
1- Hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen silinerek, yerine, “Kısmen Kabule göre karar tarihi itibariyle AAÜT. uyarınca hesaplanan 1100,00 TL. vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,” cümlesinin eklenmesine;
2- Hüküm fıkrasının, 6. bendinde yer alan “176 TL yargılama giderinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ kabul ve reddedilen kısmına göre haklı çıktıkları oranda 158,50 TL’sinin” sözcük ve rakamlarının eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan Hacıhaliller Bel. Bşk.'dan alınmasına, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.