Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :40-224
Davacı, davalılardan şirket nezdinde 01.01.2001 tarihinden Temmuz 2007 tarihine kadar hizmet akdine dayalı olarak aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne, davacının 01.01.2001-31.05.2006 tarihleri arasında 1950 gün süreyle davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Eldeki davada; davacı, 01.01.2001 tarihinden Temmuz 2007 tarihine kadar davalı işveren yanında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiği halde, Mahkemece, 01.01.2001-31.05.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş olmakla, davacı kısmen haksız çıkmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2008 tarihli 2008/10-370-410 E.K. sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere, davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi,
3- 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinin “…Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmlar,…damga vergisi ve harçlar ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılma payından müstesnadır.” hükmü gereği, davalı Kurumun harçtan muaf olduğu, ancak ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere Davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin sadece davalı şirkete yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1- Hüküm fıkrasının 4. paragrafındaki, “Davalı ...’nın dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla davacı tarafça yapılan 30,30 TL peşin harç, başvuru harcı ve vekâlet harcı, 3 davetiye gideri 12 TL, 230 TL bilirkişi ücreti, 6 TL müzekkere masrafı, olmak üzere toplam 278,30 TL yargılama giderinin davalı ... Ltd. şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine” ibarelerinin silinerek, yerine, “Davacı tarafından yapılan 12 TL davetiye gideri, 230 TL bilirkişi ücreti, 6 TL müzekkere masrafı olmak üzere toplam 248 TL’nin kabul ve red oranına göre 223 TL’sinin davalılardan tahsili ile bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına“ ibaresinin eklenmesine,
2- Hüküm fıkrasının 5.paragrafının sonuna “Davalı Kurum, davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 1100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.