(5510 S. K. Geç. m. 7) (2925 S. K. m. 2, 3, 5) (506 S. K. m. 2)
Dava: Dava, davacının davalıya ait tarlada tarım işçisi olarak çalışırken, 21.6.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve diğer davalı A. M. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 2925 sayılı ve 506 sayılı Kanunlar olduğu kabul edilmelidir.
Dosya kapsamından, kazanın, davalılardan A. M.'in kiraladığı tarlada yetiştirdiği bezelyeyi, henüz toplanmadan H. R. adlı kişiye sattığı, adı geçenin tarladaki bezelyeyi kendi adına toplatmak için işçileri getirdiği ve beyanına göre zaten işin bir günlük olduğu, toplama sırasında ürün öbeği yanında dinlenmekte olan davacıya, öbekten yükleme yapan kamyonun sırtından çarpması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesinde, sosyal güvenlik kanunları kapsamı dışında olanlarla, bu kanunlara göre malullük, emeklilik (yaşlılık) aylığı, sürekli tam işgöremezlik geliri almayanlardan; süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdiyle çalışanların istekte bulunmaları kaydıyla bu Kanuna göre sigortalı sayılı alacakları düzenlenmiş, tanımlara dair 3. maddesinde de, nitelikleri bakımından en çok 30 işgünü süren iş, süreksiz iş olarak belirlenmiştir. Sigortalılığın başlangıcına dair 5. maddesinde ise, bu Kanun kapsamına girenlerin yazılı istekte bulundukları tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı sayılırlar.
506 sayılı Kanunun 2. maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddesinde özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanların sigortalı sayılacakları vurgulanmıştır.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, davacının hangi Kanun kapsamında sigortalılık niteliği taşıdığı irdelenmeli, yapılan işin süreksiz iş olduğu, dolayısıyla davacının süreksiz olarak tarım işinde hizmet akdiyle çalıştığı sonucuna varılması halinde, 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın isteğe bağlı olduğu ve sigortalı olabilmek için yazılı istekte bulunmanın gerekli olduğu gözetilmelidir. Yapılacak değerlendirmede, bir Kanun kapsamında iş kazasından bahsedebilmek için, kazaya uğrayanın öncelikle o kanun kapsamında sigortalılık niteliği taşıması gerektiği dikkate alınmalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde, davalılardan Kurum vekili ve A. M.'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davalılardan A. M.'e iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy