(2926 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat sebebiyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Davanın yasal dayanağı olan 2926 Sayılı Kanunun Sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu oluşu başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, 2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar., anılan Kanunun 36. maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda, sigorta primlerinin ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin yukarda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda sigorta başlangıcı olarak; bu tevkifatın, kamu kuruluşlarına yapılan ürün tesliminde yapılmış olması durumunda tevkifat tarihini takip eden aybaşı; özel kuruluşlara yapılan ürün tesliminde yapılmış olması durumunda tevkifatın Kuruma havale edilmiş olması şartıyla tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı esas alınır.
Eldeki davada; 1994 yılında kamu kuruluşuna teslim ettiği ürün sebebiyle yapılan tevkifatın tarihi belirsiz olan davacı adına; 11.6.1996 tarihinden itibaren tevkifat yapıldığı görülmektedir. Hal böyle olunca, davacının teslim ettiği ürün sebebiyle ilk defa ne zaman tevkifat yapıldığı kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde belirlendikten sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy