Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı ... İşl. A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 19.10.1997 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir
Hükme esas alınan kusur raporunda; zararlandırıcı sigorta olayında, davalılar işveren şirket %96, ... %1, ... %1, ... %1, ... %0.5, dava dışı ... %0.5 oranında kusurlu bulunmuştur.
Teselsüle dayanan davalarda; Kurum, sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı yada sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Davacı Kurum tarafından, davanın Borçlar Kanununun 50 ve 51.maddelerinde yer alan teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmasına göre; ilk peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan ödemelerin, davalıların toplam %99.5 kusur karşılığı 14.087,00 TL’nin tüm davalıların müştereken ve müteselsilen, tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalıların kusur oranlarına göre sorumluluklarına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yar alan “13.591,48.-TL.lik kısmının davalı ... İşl.A.Ş., 141,58.-TL.lik kısmının davalı ..., 141,58.-TL.lik kısmının davalı ..., 141,58.-TL.lik kısmının davalı ... ve 70,79.-TL.lik kısmının davalı ..."dan alınarak)” ibaresinin silinerek yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı şirketten alınmasına, 12.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy