Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen tedavi yardımlarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı kurum, 17.11.1989-01.11.2005 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı bulunan ve 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olan davalı ... için, SSK kapsamında sigortalılığı bulunan davalı eş ... üzerinden sağlık yardımından faydalanması nedeniyle, 13.12.2004-25.01.2005 tarihleri arası dönem yönünden, çıkarılan yersiz sağlık giderinin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ...’nin kendi sigortalılığı üzerinden prim borcu olduğu halde, eşi davalı ... üzerinden sağlık karnesi kullanmasının yersiz olduğundan hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir.
20.05.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun geçici 1. maddesindeki düzenleme ile, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığının her türlü alacakları, hakları, borçları, görevleri ile birlikte hiçbir işleme gerek kalmaksızın anılan kanunun yürürlük tarihi itibarıyla, bu kanunla ihdas edilen Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiş olması, Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2006 gün ve 2006/10-583,2006/626 sayılı ilamında da belirttiği üzere anılan yasa hükümleri dikkate alındığında, sorumluluğun, artık tek çatı altında toplanmış olan hangi sosyal güvenlik kurumundan kaynaklandığının belirlenmesinde hukuki yarar bulunmaması, yine, Hukuk Genel Kurulunun 21.06.2006 gün ve 2006/21-365, 2006/467 sayılı ilamında da vurgulandığı şekli ile, Borçlar Kanunun 116. maddesinin birinci fıkrasında yazılı olan “Alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimaıyla borç sakıt olur” hükmü karşısında, davalı ...’nin sağlık harcamalarının yapıldığı dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı ve prim borcu bulunsa da, eşi davalı ... üzerinden sağlık yardımından faydalanabileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy