(5510 S. K. Geç. m. 24) (2926 S. K. m. 2, 3, 36) (YHGK. 10.11.2010 T. 2010/10-540 E. 2010/595 K.)
Dava: Dava, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve 5510 sayılı Kanunun geçici 24. maddesi kapsamında prim borçlarının yapılandırılması ve taksitlendirilmesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın ıslahen kabulüne dair verilen 01.06.2009 günlü karar Dairemizin 16.02.2010 tarih ve 2009/10935 esas 2010/1899 karar sayılı ilamı ile prim tevkifatı bulunan 1994, 1998, 2004 yıllarına ilişkin kabul kararının yerinde olduğu, ancak tevkifat bulunmayan yıllar yönünden sigortalının tarımsal faaliyetinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/10-540-595 sayılı ilamı ile Yerel Mahkemece verilen ve direnme kararı olarak nitelendirilen temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 2926 sayılı kanunun 36'ncı maddesine göre Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilen primlere ve sürdürülen tarımsal faaliyete dayalı olarak 1996 yılından dava tarihine kadar zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, bozma ilamında belirtilen incelemeler yapılmaksızın davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.1994 - 31.12.1994, 01.01.1997 31.12.1998 tarihleri arasında ve 01.12.2003 tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından 2926 sayılı Kanunun 2'nci maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3'üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlı olduğu açıktır. Ancak prim tevkifatı bulunmayan yıllar yönünden davacının devam eden tarımsal faaliyeti tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmiş değildir. Davacının teslim ettiği tütün ve çeltik ürünleri dolayısıyla 1994, 1998 ve 2004 yıllarında prim tevkifatı yapıldığı, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının 17.04.2007 tarihinden başladığı, 2002 - 2007 yılları arasında da Doğrudan Gelir Desteği kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğindeki Bafra Ziraat Odası'nın 07.05.2008 tarihli yazısında; davacının Ziraat Odası kaydının 15.09.2003 tarihinden itibaren devam ettiği belirtilmesine karşın, bozulmasına karar verilen ilk kararın temyizi kapsamında davacı vekilinin ibraz ettiği çiftçilik belgesinde (cüzdanı) belgenin tanzim tarihi 21.12.1995 olarak gösterilmiş, üyelik varlığının değişiklik sayfaları her yıl doldurularak oda yetkilisince imzalanmış olduğu görülmektedir. Bu durumda; Bafra Ziraat Odası kayıtları celbedilmek suretiyle davacının Ziraat Odası kaydı ve oda işlemleri araştırılarak anılan belgeler arasındaki çelişki giderilmeli, davacının tarımsal faaliyetinin süre ve devamlılığının tespiti kapsamında; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca adres bilgilerini saklamakla görevli ilgili Nüfus Müdürlüğü ve adres alt yapısından sorumlu il özel idaresi ve belediyeler ile adres değişikliğini bildirmekle yükümlü muhtarlıklardan da sorulmak suretiyle davacının bu dönemde nerede oturduğu, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı, varsa bu ortaklık veya kiralamaya ve arazi miktarına ait delillerinin neler olduğu icar sözleşmesi bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyete ara verip vermediği, hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, pancar, yağlı tohumlar veya davacının ürettiği ürün çeşitlerine göre üyesi olma ihtimali bulunan diğer kooperatif kayıtlarının başlangıç ve bitiş tarihleri, ortalama gelirinin ne kadar olduğu ve geçimini sağlamaya yetip yetmeyeceği, kooperatif ve bankalardan tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığı, tohum veya gübre alımlarına ilişkin belgeleri bulunup bulunmadığı, müstahsil makbuzları ile özel şirketlere ürün teslim etti ise buna ilişkin belgeler celp edilmeli, ilgili kişi ve kurumlardan sorulmalı, özellikle kooperatif kaydı araştırılmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin ve bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy