(5510 S. K. Geç. m. 1) (1479 S. K. m. 35, 37, Geç. m. 10)
Dava: Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık istemine ilişkin istemin kabulü, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin istemin ise reddine karar vermiştir.
Hükmün, tarafların avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun avukatının tüm, davacı avukatının sair temyiz İtirazlarının REDDİNE,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 35 ve geçici 10. maddeleri hükümlerine göre; yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin yazılı isteği gereğince sigortalıya davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanması için ayrıca; belirli süre sigortalı olma, prim ve her türlü borçlarını ödemiş olma ve yaş haddi koşullarının birlikte gerçekleşmiş olması gerekir.
Yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunduğu 30.04.2007 tarihinde davacının (mahkemenin kabul ettiği Süreler dahil) 25 yıldan fazla sigortasının bulunduğu ve tabi olduğu 46 yaşı ikmal ettiği, ancak, mahkemenin kabul ettiği sürelerde dahil olmak üzere 30.04.2007 tarihi itibariyle davalı Kuruma prim ve her türlü borcu olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemenin kabul ettiği sürelerde dahil edilmek suretiyle 28.12.1981 - 31.01.1988, 01.03.1988 - 31.03.1988, 01.05.1988 - 30.04.1993, 05.05.1995 - 30.04.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan davacının prim ve her türlü borçlarının olup olmadığı davalı Kurumdan sorularak, yoksa; 1479 sayılı Kanunun 37. maddesi gereği olarak (yazılı talep tarihini takip eden aybaşı da gözetilmek suretiyle) borcunu son ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren, varsa; usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, ödemesi için uygun bir süre verilerek, ödeme yapması halinde tüm borcu ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy