(506 S. K. m. 4, 26) (818 S. K. m. 60, 125)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya yapılan yardımların, 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesidir. Davada öncelikle halledilmesi gereken sorun, D... Makine A.Ş.'nin işveren sıfatının ve anılan şirket yetkilisi M. A.'ın işveren vekili sıfatının bulunup bulunmadığının tespitidir.
Bilindiği gibi, uygulamada ve öğretide, bir işverenin kendisine hizmet akdiyle bağlı olan işçisinin iş görme edimini onun da rızasını almak koşuluyla belirli ve geçici bir süre için diğer bir işverenin emrine vermesine ödünç iş ilişkisi denmektedir. İşveren vekili ise, 506 Sayılı Kanunun 4. maddesinde, İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler İşveren vekilidir. şeklinde tanımlanmış, anılan maddenin devamındaki Bu kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar. (Değişik: 14.5.1985 - 3203/1 md.) İşveren vekili bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumludur. hükmüyle işveren vekilinin sorumluluğunun kapsamı belirlenmiştir.
Mahkemece bu açıklamalar ışığında, öncelikle, iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, tarafların bu konudaki göstereceği deliller değerlendirilerek, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli, İşveren Konya Şeker Fabrikası Sanayi Ticaret A.Ş. ile D... Makine A.Ş. arasında, ödünç iş ilişkisinin varlığı irdelenmeli, sigortalının kısa bir süre dahi olsa ödünç iş ilişkisi çerçevesinde, davalı D... Makine A.Ş.'nin emir ve talimatları altında çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, ödünç iş ilişkisinin varlığı halinde, kural olarak iş güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünün davalı D... Makine A.Ş.'ne ait olduğu, ancak, işverenlik sıfatının Konya Şeker Fabrikası Sanayi Ticaret A.Ş. nden D... Makine A.Ş.'ne geçmediği göz ardı edilmemelidir. Sonrasında ise, yukarda zikredilen Yasal düzenlemeler çerçevesinde, davalı Mahmut Aslan'ın işveren vekili sıfatının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Bu açıklamalar ışığında yapılacak tespitten sonra, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; davalıların sıfatları da gözetilerek, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp tarafların kusur oran ve aidiyeti belirlenmelidir.
Eldeki davada, davalılardan D... Makine A.Ş. ve Mahmut Aslan'ın zamanaşımı itirazında bulundukları da gözetildiğinde, davalıların 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi çerçevesinde sorumluluğu için zamanaşımı müessesinin de irdelenmesi gerekmektedir. Uygulamada 26. maddeye dayalı rücu davalarında sigortalının halefi sıfatıyla Sosyal Sigortalar Kurumu 1. kişi, işveren 2.kişi, bunun dışında kalanlar ise 3.kişi olarak tanımlanmaktadır. Sigortalıyla işveren arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesine dayandığından, sigortalının halefi durumundaki Kurumla işverene arasındaki rücu davalarında zamanaşımı, B.K.nun 125. maddesine göre 10.yıldır. Zamanaşımının başlangıcı ise olay tarihi değil, Kurumca bağlanan gelirlerin onay tarihidir. Üçüncü kişiler yönünden ise, sigortalı aralarında hizmet akdinden doğan bir ilişki söz konusu olmadığı gibi, sorumluluklarının temelini haksız fiil teşkil ettiğinden, zamanaşımı süresinin B.K.nun 60. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Söz konusu maddede zamanaşımı süresi faile ve zarara ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl ve her halükarda, olay tarihinden itibaren 10 yıldır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, tarafların iş kazasındaki sıfatları tespit edilerek, Kurumun zamanaşımının başlangıcı açısından fiile ve faile ıttıla tarihi belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılardan alınmasına, 19.9.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy