(1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Dava, 506 Sayılı Kanun kapsamında Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; kararında belirtildiği şekilde yetkisizlik kararı vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Esin Zeynep Sarıtepe tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, trafik iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlar davalı işverenden tahsiline dair olup, mahkemece; davalı şirketin genel merkezinin bulunduğu Trabzon mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
506 Sayılı Kanundan doğan rücu alacağı davaları haleflik esasına dayanır. Halef olanın ise, halef olunanın haklarına şekil hukuku bakımından dahi sahip olduğu tartışmasızdır. 506 Sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda anılan yasada yetkiye dair özel hüküm bulunmaması sebebiyle yetkili mahkemenin sigortalının hak sahipleri ve halefiyet ilkesi gereğince Kurum yönünden H.U.M.K.na dair genel hükümlere göre belirlenmesi gerekir. Bu çevrede davacı Kurumun kendilerine sosyal sigorta yardımı yaptığı ve bu sebeple de halefi bulunduğu hak sahiplerinin, H.U.M.K.nun 9. maddesi gereğince; davalı işverenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesine veya aynı kanunun 21. maddesinde yer alan; haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir düzenlemesi gereğince bu konuda var olan seçimlik hakkına dayanarak zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği yer mahkemesinde dava açması mümkündür. Aynı seçimlik hakkına haleflik esasları çerçevesinde davacı Kurum da sahip bulunduğundan, davanın; olayın vuku bulduğu Arsin Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından yetki itirazının reddiyle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy