(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 521... sicil numarasında Kurum kayıtlarındaki çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 79 uncu maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ve aidiyete dair davalar kamu düzeniyle ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak, kanıt toplanabileceği de, göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Mahkemece, öncelikle, Nüfus Müdürlüğünden 15.7.1976 tarihli işe giriş bildirgesinde ismi geçen H. oğlu, Adana 1939 doğumlu A. A.'ün varlığı araştırılmalı, davalı Kurumdan, anılan kimlik bilgilerinde sigortalılık kaydının bulunup bulunmadığı belirlenmeli, mevcudiyeti halinde, yargılama sonunda verilecek kararın, bu kişinin hukuki menfaatlerini etkilemesi ihtimaline binaen, yöntemince davada davalı sıfatıyla taraf olması sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra, işe giriş bildirgesinde ismi geçen kişi, ya da, kişilere ait hizmet dökümünü içeren şahsi sicil dosyaları celp edilmeli, davalı işveren yanındaki Kurum kayıtlarına geçen çalışma süreleri belirlenmeli, ihtilaf konusu çalışmaların geçtiği işyerinden imza ve fotoğraflarını içeren dilekçeler ve ücret tediye bordrolarıyla sair tüm belge asılları celbedilerek, bu belgelerle bildirgelerde ismi geçen kişi yada kişilerin mümkün oldukça niza konusu dönemlerdeki imzaları istiktaba esas alınmak üzere celbedilmek suretiyle. Adli Tıp Kurumu marifetiyle imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılmalı; ayrıca davaya konu dönemde davacıyla birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişilerle aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çekişme konusu hizmetlerin, gerçekte kime ait olduğu, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy