Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylığının emsallerine göre düşük düzeyden belirlenmiş olduğundan farkların tespiti ile fark aylık tutarı olan 9.000,00 TL’nin ödenmesi gereken aylardan itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olarak tescil edilmiş olup 4956 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinden yararlanma talepli 03.11.2003 tarihli dilekçesi il 11. basmaktan 23. basamağa yükselme talebinde bulunmuş, kurum tarafından çıkartılan prim borcunu ödeyerek 05.12.2006 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunmuş ve 01.01.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Aylık miktarına ilişkin Kuruma yapılan itiraz ve başvuruları sonucu yargılama sırasında Ocak 2008 itibariyle aylık miktarı düzeltilmiş ve bir miktar artışla 2007 yılında alması gereken toplam fark alacağı ile birlikte davacının hesabına yatırılacağı belirtilmiştir. Ancak buna rağmen olması gereken rakama ulaşmadığı gerekçesi ile davacı davasına devamla aylık miktarının belirlenmesini talep etmiş, mahkemece verilen kısmen kabul kararı, davalı Kurumun temyizi üzerine bilirkişinin hesaplama yöntemi ile kurumun hesaplama yöntemine ilişkin bilgiler dosya içinde bulunmadığı ve denetlemeye elverişli olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamında 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasanın geçici 2. Maddesi ile basamak yükseltme primlerinin hesaplanma yöntemine ilişkin 07.08.2003 tarihli 2003/6 sayılı Kurum genelgesi açıkça belirtilmiş olup, konuya ilişkin yasal düzenlemenin prim ödeme karşılığında "intibak ettirilir" hükmünü içerdiği de gözetilerek, davacının, 1479 sayılı Yasanın geçici 11. maddesi uyarınca, yaşlılık aylığının 01.01.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin hesabında, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve aylık miktarının buna göre saptanması gerekir.
Bu saptama işlemi yapılırken dikkate alınması gereken hususlar ise;
1479 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11.madde hükmü gereği, 4447 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu yas döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi öncesine ilişkin A aylığı hesabında; basamak satın alma suretiyle yapılan intibak tarihinden, 1479 sayılı Yasanın 4447 sayılı Yasa ile değişik 52. maddesi ile belirlenen basamak yükseltme esaslarına göre, geriye doğru gidilmek suretiyle 01.01.2000 tarihi itibarıyla bulunulan gelir basamağı belirlenmeli; belirlenen bu gelir basamağının, 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki gelir tutarı karşılığı ve sair aylık hesap doneleri dikkate alınarak A aylığı belirlenmelidir.
4447 sayılı Yasa ile değişik 1479 sayılı Yasanın 36.maddesiyle, aylık hesabında ilk defa "ağırlıklı ortalama" kavramı getirilmiş olup; yine 4447 sayılı Yasanının yürürlük tarihi öncesi sigortalı olup da, bu yasa döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi sonrası döneme ilişkin B aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise; öncelikle, 01.01.2000 tarihi ile yaşlılık aylığı talep tarihi arasında sigortalı olarak fiilen bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama bulunmalı; bilahare, satın alınan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden, yine 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama belirlenmeli; bulunan her iki ağırlık ortalama(yani fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama ve basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama) toplanarak B aylığı hesabına esas "Ağırlıklı Ortalama" belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra ve sair aylık hesap doneleri de dikkate alınarak B aylığı saptanmalıdır.
A ve B aylıklarının toplanması suretiyle elde edilen tutara, ilgili yasal mevzuatınca öngörülen sosyal destek ödemesi de ilave edilip; 01.01.2004 tarihinden itibaren güncelleştirme denilen, ilgili artış yasalarıyla(5073,5282,5454,5565 sayılı Yasalar gibi) gösterilen artış oranları uygulanarak, yaşlılık aylığı talep tarihi itibarıyla, sigortalıya bağlanacak yaşlılık aylığı belirlenmelidir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek, usulünce yeniden alınacak bilirkişi raporuyla, dava konusu istem yeniden değerlendirilerek, yapılacak yargılama sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bozma sonrası yapılacak yargılama sonucuna göre; davacının hükmü temyiz etmemiş olması nedeniyle, davalı Kurum lehine oluşabilecek usulü kazanılmış hak durumunun dikkate alınması gerekeceği muhakkaktır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy