(506 S. K. m. 34, 53, 56) (5510 S. K. m. 25, 26)
Dava: Dava, aksine kurum işleminin iptali ile 23.02.2005 tarihinden itibaren belirlenecek maluliyet aylığının işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1986-2006 döneminde 4713 gün zorunlu ssk'lı çalışması bulunan ve Van Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 18.10.2004-12.11.2004 arası dönemde yatarak tedavi gören davacıya, hemiplaji ve iskemik kalp hastalığı tanısı konularak 18.10.2004 tarihinde kroner by-pass ameliyatı yapılmış ve buna dair olarak 11.07.2005 ve 15.07.2005 tarihli Sağlık Kurulu raporları düzenlenmiştir. Yine 29.07.2005 tarihli Van 100. Yıl Üniversitesi Sağlık Kurulu raporunda; iskemik konjestif kalp yetersizliği ve geçirilmiş svo tanısı konularak çalışma gücü kaybı oranının %84,4 olduğu belirtilmiştir. 23.02.2005 tarihli maluliyet aylığı tahsis talebi, 2/3 oranında çalışma gücünün yitirilmediği gerekçesiyle, kurumca 04.05.2007 tarihli kararla reddedilmiş, dava öncesi Yüksek Sağlık Kuruluna yapılan itirazlar da anılan kurulun 02.12.2005 ve 15.09.2006 tarihli kararları ile 2/3 oranında beden çalışma gücünün yitirilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 53 üncü maddesine göre Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun Sağlık Kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği, ya da, 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği, ... kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır. Anılan Kanunun 109 uncu maddesinde ise, Sigortalıların sürekli iş göremezlik malullük ve erken yaşlanma hallerinin tespitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir. Hükme dayanak kılınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 27.02.2009 tarihli raporunda; beden çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybedildiği belirtilmiş, aynı kuruldan alınan 26.6.2010 tarihli raporda ise maluliyet başlangıç tarihinin Van Yüksek İhtisas Hastanesinde yapılan 18.10.2004 tarihli kroner by-pass ameliyatı tarihi olduğu bildirilmiştir. Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulu raporuyla Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki olmasına ve itiraz edilmesine rağmen, bu çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde karar tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Mahkemece, çelişkiyi giderecek biçimde bu konuda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmak suretiyle sigortalının çalışma gücü kaybı oranı ve başlangıcı kesin biçimde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Öte yandan, alınacak Adli Tıp Genel Kurulu raporunda 2/3 oranında çalışma gücünün yitirilmediğinin veya çalışma gücü kaybı oranının %66,6'dan daha düşük olduğunun belirtilmesi halinde; mahkemece, 5510 Sayılı Kanunun 25 ve 26 ncı maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Gerçekten de; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun'un 25'inci maddesiyle tüm sigortalılar dolayısıyla 506 Sayılı Kanun kapsamında SSK (4/a) sigortalıları açısından da malul sayılma şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda; 4/a ve 4/b'li sigortalılar için ...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybettiği... Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 26 ncı maddesinde ise; Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a- 25 inci maddeye göre malul sayılması,
b- En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c- Maluliyeti sebebiyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malullük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin 1. fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı sebebiyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime dair her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. hükmü getirilerek, malullük aylığı bağlanma şartları düzenlenmiştir.
Kabule göre de, 506 Sayılı Kanun kapsamında maluliyet aylığı tahsis koşullarının varlığının saptanması halinde, aylık başlangıç tarihinin anılan Kanunun 56 ncı maddesine göre istek tarihini takip eden aybaşı tarihi olduğunun gözden uzak tutulmaması gerekir. Bu sebeple aylık başlangıç tarihinin 23.02.2005 tarihi olarak kabul edilmesi yerinde görülmemiştir.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy