(1479 S. K. m. 63) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Dava, 1479 Sayılı Kanun hükümleri kapsamında davacı SGK Başkanlığı vekilinin, rücuan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönünde karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi G. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 19.8.2004 günü davalı A. E. tarafından tüfekle vurularak yaralanan sigortalıya, 506 Sayılı Kanunun hastalık sigortası hükümleri kapsamında tedavi giderlerinin davacı Kurumca ödendikten sonra, Ünye Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1.1.2006 tarih ve 2005/412 Esas 2006/4 Karar sayılı kararıyla sanık A. E.'nin mağdur İ. T.'ü kasten hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı sabit görülerek, eyleminin adam öldürmeye tam teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulüyle sanığın 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce onanarak 14.9.2007 tarihinde kesinleştiğine dair mahkeme ilamına dayanılarak, 1479 Sayılı Kanunun 63'üncü maddesinin ilk iki fıkrasına göre üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında Kurum sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu eder. hükmü gereğince davalıdan rücuan alınmasına yönelik işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın konusu, tarafların iddia ve cevapları ile, taraflar arasındaki uyuşmazlık dikkate alındığında: 10.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davalı A. E.'nin %100 kusurlu olduğu, 21.4.2009 tarihli raporda; tüfekle kasıtlı bir şekilde yakın mesafeden öldürmek maksadıyla İ. T.'e ateş etmesi sebebiyle davalı A. E.'nin %80 oranında, dava dışı S. E.'nin İ. T.'e yumruk atarak kavgayı başlatması ve belinden tabanca çekerek insanları korkutması, kavganın silahlı çatışma şekline dönüşmesine zemin hazırlamış olması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu; çelişki sebebiyle alınan 3.3.20010 tarihli bilirkişi raporunda; davalı A. E.'nin %80 oranında, dava dışı S. E.'nin %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kesinleşmiş mahkeme ilamıyla birlikte durum değerlendirildiğinde davalının kusurunda indirim yapılmasını gerektiren bir nedenin olmadığı anlaşılmıştır. Davanın kabulü gerekirken tahrik vesaire gibi indirim yapılarak kısmen kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy