Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, taşıt araçlarının muhafaza altına alınmasına ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134’üncü maddesinin 5’inci fıkrası uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun alacaklarını tahsil amacıyla borçlunun haczedilen tüm hak ve varlıkları bir araya getirerek ticari ve iktisadi bütünlük oluşturabileceği, buna göre varlıkların kıymet takdirlerini yaparak satışını yürütebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan fıkrada; “Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzların, Fonun izni olmaksızın imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların malîklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.” hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; 10.01.2010 tarih ve 12 sayılı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu kararı ile 5411 sayılı Kanunun 134’üncü maddesi kapsamında davacı ... Tekstil San. ve Tic. AŞ. hakkında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği, söz konusu kararın iptal edildiğine dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda imtiyazlı olanlar dahil üçüncü kişiler tarafından haczedilen davacı şirket mallarının muhafaza altına alınması ve satışının iki yıllık süre için mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle; davalı Kurumun prim alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca davacı şirket aleyhine başlatılan ve kesinleşen takip kapsamında haczolunan şirkete ait taşıtların muhafazasına ilişkin davaya konu Kurum kararının iptaline karar verilmesi yönündeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.
SONUÇ : Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 04.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy