......
Dava, malul olduğunun ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiş olduğu; Mahkemece, davacının 23/06/2006 tarihinde meydana gelen rahatsızlığı nedeniyle maluliyet oranının %64 olduğunun tespitine, 09/02/2007 tarihinden itibaren maaş bağlanması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Kimlerin malûl sayılacağı” başlığını taşıyan 53. maddesinde, Kurum hastanelerince düzenlenecek yöntemine uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca saptanan sigortalının malûllük sigortası bakımından malûl sayılacağı; “Malûllük aylığından yararlanma şartları” başlıklı 54. maddesinde, malul olup, 1800 gün prim ödenmiş olunması gerektiği; “Aylığın başlangıcı” başlıklı 56. maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, yasama organınca kabul edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Malûl sayılma” başlıklı 25.
./..
-2-
maddesinde ise, sigortalının istemi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca yöntemine uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca belirlenen sigortalının malûl sayılacağı hüküm altına alınıp; “Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlığını taşıyan 26. maddesinde, malûl sayılanlardan en az 10 yıl sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birisinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı için, hizmet sözleşmesine dayalı çalışmaları nedeniyle, 19.06.1992-1.10.2006 tarihleri arası dönemde 1436 gün prim ödendiği görülmekte olup ,askerlik borçlanması talebinde bulunduğu,ancak sonucunun belli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının, askerlik borçlanması neticesi araştırılmalı 1800 gün şartı gerçekleştiği takdirde; hükme esas alınan son raporun düzenlendiğ.......’ndan, davacı için belirtilen %64 maluliyet oranının başlangıç tarihi sorulmalı; çalışma gücünü, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi öncesinde kaybettiğinin belirtilmesi durumunda, Kanunun yürürlüğünü takip eden aybaşı olan 01.11.2008 tarihinden itibaren; daha sonraki bir tarihte kaybedildiğinin belirtilmesi durumunda ise, belirlenecek tarihi takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığına hükmedilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy