........
Davacı, davalı ...'e ait lokantada 01.08.1998-01.11.1998 ile 01.06.2001-21.04.2003 tarihleri arasında şef garson olarak sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi); "Hakim, talepten fazla veya başkasına hükmedemez." düzenlemesine yer verildiği gibi, aynı yasanın 75/1.maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesi); "Kanunun tayin eylediği istisnalardan başka hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya iddia sebeplerini re'sen nazarı dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz" hükmü yer almaktadır. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başkasına hükmedemeyeceği açıktır.
Somut olayda; davacının 01.08.1998-01.11.1998 ile 01.06.2001-21.04.2003 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiğinin anlaşılması karşısında; taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde, kısmen kabulüne karar verilen hizmet süreleri ile birlikte davacının çıkış tarihindeki son ücretinin aylık net 600,00 TL, brüt 837,40 TL olduğunun tespitine de karar verilmiş olması,
3-)Tespite konu dönemde davalı işverenlik tarafından 1998/3. dönemde 30 günlük, 1999/1. dönemde 60 günlük, 1999/2. dönemde 60 günlük ve 1999/3. dönemde 60 günlük çalışma bildirimleri yapılmış olup, bu sürelerin tespitinde hukuki
./..
-2-
yarar bulunmaması nedeniyle, bildirilen süre dışlanmak suretiyle, eksik bildirilen sürenin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması,
4-) Öte yandan; davada, haksız çıkan tarafta, birden fazla kişi varsa, mahkemece yargılama harç ve giderleri davadaki ilgilerine göre bu dava arkadaşları arasında paylaştırılmalıdır. Eldeki davada; davalı Kurum, işverenle birlikte haksız çıkmış olduğuna göre, yargılama giderlerinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekirken, mahkemece, sadece davalı işverene yargılama giderinin yükletilmesi,
5-) İstemin teselsüle dayalı olmasına rağmen vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsili yerine, “davalılardan” tahsiline biçiminde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden yer alan "1998/3 döneminde 30 gün, günlük 2.336.625 TL ücretle, 1999/1 döneminde 60 gün, günlük 3.112.200 TL ücretle, 1999/2 döneminde 60 gün, günlük 3.790.000 TL ücretle, 1999/3 döneminde 60 gün, günlük 3.790.000 TL ücretle" ve "Davacının çıkış tarihindeki son ücretinin aylık net 600,00 TL ve brüt 837,40 TL olduğunun KABULÜNE," şeklindeki ibarelerin hüküm fıkrasından olduğu gibi çıkartılmasına, (4) numaralı bendinde yer alan "davalı işverenden" sözcüklerinin silinerek, "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin yazılmasına, (6) numaralı bendinde yer alan “davalılardan” sözcüğünden hemen sonra gelmek üzere, “müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'den alınmasına, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
.......