Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı; 18.10.2000 tarihinde saat 18:30 sıralarında, davalılardan ... Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’ne ait hastane inşaatında, davalılardan ... ... ... ... ... İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalışırken mevsim itibariyle havanın karanlık olması ve aydınlatma bulunmaması nedeniyle asansör boşluğunu fark etmeyerek, üç kat aşağı düştüğü ve yaralandığı iddiasıyla, söz konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “tarafların bir eser sözleşmesine hazırlık olarak” olay yerinde bulunduğu sırada kazanın meydana geldiği ve aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, olay günü davalı ... Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’ne ait hastane inşaatında, kaza geçirerek yaralandığı sabit olup, uyuşmazlığın temeli davacının 506 sayılı Kanun kapsamında “sigortalı” sayılıp sayılmayacağı ve sigortalılık niteliğinin ne zaman başlayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hizmet sözleşmesinin temel unsurları; herhangi bir işin görülmesi, karşılığında ücret ödenmesi, bir zaman içinde çalışılması ve işçinin işverene bağımlı çalışmasıdır.
Hizmetin belirli veya belirsiz bir zaman parçası içinde yerine getirilmesi (zaman unsuru) ve işverenin emir ve denetimi altında işverene ait iş veya iş organizasyonu çerçevesinde görülmesi (bağımlılık unsuru) hizmet sözleşmesini eser sözleşmesinden ayıran en önemli iki özelliktir. Buna göre; işçinin, işveren veya vekilinin buyruğu ve denetiminde, sözleşmedeki edimini belirli veya belirli olmayan bir süre içinde yerine getirmesinin öngörüldüğü durumlarda hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. Ancak çalışanın işgücünü belirli veya belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmadan, sözleşmedeki amacı gerçekleştirmekle yükümlü ve bu amacın da bir eser meydana getirmek olması durumunda taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığının kabulü mümkündür.
Somut olayda; olay tarihi olan 18.10.2000 itibariyle henüz ... Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi ile davalı ... ... ... ... ... İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd, Şti. arasında herhangi bir sözleşme imzalanmamış ise de; davalı ... ... ... ... ... İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd. Şti. nin diğer davalı ... Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’nin hastane inşaatının sıva, alçı, boya ve badana işçini yapmayı tasarladığı anlaşılmaktadır. Nitekim, aralarında 01.11.2000 tarihinde bir taşeronluk sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı ise alçı ve boya ustası olup, kendi nam ve hesabına bağımsız olarak söz konusu işi yaptığına dair bir delil bulunmamaktadır. Özellikle tanık beyanlarına göre; ...Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi ile ... ... ... ... ... İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmeye esas olmak üzere malzeme ve işçilik maliyetlerinin tespiti amacıyla işin etüdünü yapmak üzere, davacının, davalılardan işveren yetkilisi ... tarafından işyerine götürüldüğü, inşaatı incelerken kazaya maruz kaldığı, ... ... ... ... İzolasyon İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki sözleşme gereği, davacının emeğini taahhüt edip fiilen çalışmaya başladığı, ücret ve süre konusunda anlaşıldığı, davacının işverenin emir ve talimatı altında bulunduğu ve buna göre hizmet sözleşmesinin tüm unsurlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; 506 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre hizmet sözleşmesiyle çalışma ve 3’üncü maddesinde sayılan kişilerden olmama şartıyla, anılan Kanunun 6’ncı maddesi uyarınca, çalıştırılanlar, işe alınmasıyla kendiliğinden sigortalı olurlar ve sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlülüklerinin sigortalının işe alındığı tarihten itibaren başlar. Davacı, işyerine giderek etüde başladığına göre fiilen çalışmaya başladığının ve sigortalılık statüsü kazandığının kabulü gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının davalılardan ... ... ... ... ... İnşaat Mal. Taah. Tic. Ltd. Şti. nezdinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığının ve giderek maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 12.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy