Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile zorunlu SSK’lı süreler hariç 20.04.1982-31.01.2004 arası dönemde Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Oda kaydı ve sicil kaydı bulunmayan davacının, vergi kaydının 01.01.1978-25.03.1981 ve 17.09.1990-08.11.1991 arası dönemlere ilişkin bulunmasına, davacının, önce 09.05.1983 tarihinde intikal eden giriş bildirgesine ve 01.01.1978 tarihli vergi kaydına göre 20.04.1982 tarihi itibariyle Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesine, terksiz ekstreye göre 31.03.2004 tarihi itibariyle 21 yıl 11 ay 11 gün hizmet verilip 710,08 TL borç tahakkuk ettirilmesine, davacının ilki 30.04.1990 tarihi olmak üzere 1990/6-7-8-10, 1992/4-6-8-10, 2003/9-12 ve 2004/2. aylarda değişik tutarlarda prim ödemiş olmasına, davaya konu dönemle çakışan biçimde 15.11.1992-31.12.1992 arası dönemde 47 gün, 15.04.1993-31.05.1993 arası dönemde 46 gün, 01.01.1995-20.02.1995 arası dönemde 50 gün, 01.03.1995-20.03.1995 arası dönemde 20 gün zorunlu SSK’lı çalışmaların bulunmasına, daha sonra ve 09.03.2004 tarihinde intikal eden sigortalılık belgesine göre tescile esas vergi kaydının 25.03.1981 sona erdiğinin anlaşılmasına, bu nedenle ilk tescilin iptal edilip daha sonraki vergi kayıt dönemiyle sınırlı biçimde davacının 17.09.1990 tescil-08.11.1991 terk şeklinde Esnaf Bağ-Kur’lu sayılıp 1 yıl 1 ay 21 gün hizmet verilerek 1.062,106 TL fazla ödeme kaydedilmesine, davacının 25.07.2008 tarihli dilekçe ile 1.062,06 TL fazla ödemenin Bağ-Kur hizmeti olarak değerlendirilmesini istemesi üzerine, Kurumca, 1992, 2003 ve 2004 yılındaki prim ödemeleri ile zorunlu SSK’lı çalışmalar gözetilerek ve ilave olarak davacının 01.04.1992-14.11.1992 ve 01.09.2003-31.12.2004 dönemlerinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına, davanın yasal dayanaklarından bulunan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ-kur sigortalısı olabilmesi için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasının gerekmesine, diğer yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 Sayılı Yasanın 24. maddesinde; zorunlu Bağ-kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmünün yer almasına, yine 22.03.1985 tarihinde 3165 Sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ-Kur sigortalısı olacağının öngörülmesine göre, davacının Esnaf Bağ-Kur sigortalısı sayılmamasına yönelik mahkeme yaklaşımında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/10-23 Esas, 2010/59 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi; uyuşmazlık konusu dönemin önce kabul edilip sonra iptal edilmesi... davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenmiş olan “Herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda bulunduğu” ilkesine aykırıdır. Sigortalının Kurumu yanıltması söz konusu olmadığına ve 1990 yılından itibaren de primlerin tahsil edilmesine göre, davacının, zorunlu SSK’lı süreler ve kabul edilen süreler hariç davalı dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.O halde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy