Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen aylık nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmda belirtildiği şekilde; davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayın tetkikinden; davalının eşinden dolayı ölüm aylığı almakta iken, sigortalı eşinin SSK ve ... kapsamında geçen hizmet süresinde değişiklik olduğundan, bağlanan aylığın durdurulup, yeni gösterge ve aylık bağlama oranına göre tekrar bağlanıp toplu ödeme yapıldığından, aylığın durdulduğu tarihten bağlanan tarihe kadar yapılan mükerrer ödemelerin tahsili için yapılan takibe vaki itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan işlemlerde kurumun kendi hatası bulunduğu, aylık talebi ve sonrasında davalının kötüniyetli olmaması yaşam koşullarına göre de yaşlılık aylıklarının tüketerek elden çıkarmak zorunda olup zor geçinen kimselerden olması nedeniyle Borçlar Kanununun 63. maddesi nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6111 sayılı Yasa'nın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesinde;
"Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, ... sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, mükerrer ödemeye yol açan işlemlerde kurumun hatasının bulunması sebebiyle aylık talebi ve sonrasında davalının kötüniyetli olmaması belirtilerek Borçlar Kanun'unun 63. maddesi tartışılmak suretiyle karar verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamaların ışığında özel kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin değerlendirilmemesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin (b) bendi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuç ile bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.