Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmda belirtildiği şekilde; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, sigortalı ... ile davalının arasında yapılan evlenme akdinin geçerli olarak kurulmadığından, 15.01.1992-17.01.2007 tarihleri arasında yersiz ödenen ölüm aylıklarının yasal faiziyle tahsilini talep etmiş olup; Mahkemece, davalının sigortalı ile yapmış olduğu evliliğin sahte olarak yapılmış olmasının aylığa hak kazanamadığını gösterdiğini, davalının alınan beyanıyla evlilikten haberdar olmadığını bildirdiği, dolayısıyla yapılan aylıkların fuzuli ödendiğinden bahisle talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki dava dosyasına konu somut olayda; SSK sigortalısı ...’ın 21.12.1991 tarihinde davalıyla evlendiği, 10.01.1992 tarihinde vefat etmesi üzerine, davalıya 15.01.1992 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Yapılan teftiş sonucu hazırlanan raporda; davalının babası ve ... köyü muhtarı ...’ın aracığıyla yapılan evlilik akdinde imzaları bulunan tanıkların huzurda fiilen bulunmadıklarını beyan edip imzaları inkar ettikleri, yaptırılan grafolojik incelemede ise evlenme akdinde bulunan imzanın sigortalının elinden çıkmadığının tespit edildiği, dolayısıyla evliliğin sahte olduğu kanaati bildirilmiştir.
HMK’nun 165. maddesine göre; “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir. “ düzenlemesine yer verilmiştir. İş Mahkemeleri, sınırlı yetkilerle donatılmış, özel mahkemelerdir. Kurum tarafından, yokluk ifade eden bir evlenmeden ötürü ölüm aylığı ödemek zorunda kalındığı iddiasına ilişkin olarak, kurumun evlenmenin yoklukla malul olduğunu ileri sürmekte hukuki yararı bulunmaktadır. O halde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş, davacı kuruma, davalıya husumet yönelterek evlenmenin yoklukla malul olduğunun tespitine dair dava açması için HMK ‘nun 165. maddesi kapsamında önel verilerek, anılan dava bekletici mesele yapılmalı ve sonucuna göre 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi de değerlendirilerek karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy