Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum; davalıya, vefat eden babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığını, 23.12.1992-21.03.2007 tarihleri arasında yurtdışında fiilen çalıştığının tespit edilmesi üzerine anılan dönemde yersiz ödenen aylıkların tahsilini talep etmiş olup; Mahkemece; davalının 01.01.1985-21.03.2007 tarihleri arasında yurtdışında kesintisiz çalışmalarının bulunması sebebiyle dava konusu dönemde ödenen aylıkların yersiz olduğundan bahisle 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi gereğince Kurumun hatalı işleminin tespit tarihinden geriye doğru 10 yıllık ödemeler olan 27.11.1997-21.03.2007 tarihleri arasında ödenen aylıkların Kuruma iadesi gerekeceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu davada irdelenmesi gereken mevzuat, 506 sayılı Yasanın 68, geçici 91. ve ek 47. maddelerinde düzenlenmektedir.
506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesi aylık bağlanma koşulları yönünden "evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin (VI) numaralı bendi, kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteyken; 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle, söz konusu (VI) numaralı bende “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek böylelikle “Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir. Değişiklik 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
506 sayılı Yasaya 02.07.2005 tarih, 5386 sayılı Yasanın 2. maddesiyle eklenen Geçici 91. maddesinde ise, “06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz.” hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme ile 506 sayılı Yasanın 68/VI maddesinin 4958 sayılı Yasa ile değiştirilen haline göre farklı düzenleme getirerek “kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları” halini aylık kesme nedeni olarak öngörülmüş; Geçici 91. maddenin son fıkrasında ise; “Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası gereğince, aylık veya gelirleri ödenmeye devam olunacak kız çocuklarının aylık veya gelirlerinin ödenmesine devam olunması için sahip olmaları gereken şartları, ilk kez veya yeniden 06.08.2003 tarihinden sonra haiz olan kız çocukları da aynı esas ve usûllerle aylık veya gelir hakkından yararlandırılır.” kuralına yer verilmiştir.
06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 53. maddesi ile 506 sayılı Yasaya eklenen Ek 47. maddesi ile “Bu Kanuna göre gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlamaları halinde, bağlanan gelir ve aylıkları kesilir" düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; Mahkemece, davalının, babasından dolayı ölüm aylığı aldığı 23.12.1992-21.03.2007 tarihleri arasında aynı zamanda yurtdışında çalışmaları tespit edildiğinden , 506 sayılı Yasanın 4958 sayılı Yasanın 53. maddesi ile 506 sayılı Yasaya eklenen Ek 47. maddesi gözetilerek, anılan maddenin yürürlük tarihi olan 06.08.2003-21.03.2007 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz olduğu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 09.04.2013 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy