Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, faiz alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı kurum, sigortalı ilk eşinden dolayı ölüm aylığı alan davalının, yeniden evlenmesi sebebiyle 1986-2007 dönemi yersiz ödenen aylıklardan oluşan asıl alacak dava tarihinden önce ödendiğinden, faiz alacağının tahsilini talep etmiş olup; Mahkemece, süresinde zamanaşımı definde bulunulduğundan, Borçlar Kanunun 66. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği gibi zamanaşımı defi, borcu ortadan kaldırmamakla birlikte, bunu ileri süren tarafa, borcu yerine getirmekten kaçınma yetkisi vermektedir. Bu bağlamda Borçlar Kanununun 66’ncı maddesine göre; nedensiz mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar gören tarafın verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu günden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. Sebepsiz zenginleşme hukuksal temeline dayalı bu tür davalarda öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı ise kamu kurum ve kuruluşları açısından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1987 gün ve 1987/9-68 Esas, 1987/618 Karar numaralı ilamında da vurgulandığı gibi, o kurum ve kuruluşların dava açma konusunda yetkili kılınan kişi veya organlarının verdiğini geri almaya (istirdada) hakkı olduğunu öğrendiği tarihtir. Anılan Kanunun 132’nci maddesinde ise, zamanaşımının işlemesine engel olan ve onu durduran sebepler sıralandığı gibi, 133’üncü maddesinde de zamanaşımını kesen olgular açıklanmıştır.
Eldeki davada, dava açılmazdan evvel asıl alacak ödendiğinden faiz alacağının talep edildiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunarak, faiz borcu için yapılandırma talebiyle kuruma başvurulduğu, hesaplanan borca istinaden aylığından muhtelif kesintiler yapıldığı ve halen kesinti yapılmaya devam edildiği savunması karşısında, yargılama aşamasında yapılan araştırma sonucu, davalının 11.04.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma talebinde bulunmuş olup faiz borcunu 6 taksitle ödemeyi taahhüt ettiği, fakat ödeme yapılmadığı, muhasebe ortamında yapılandırma talebi girildiğinden kişi borcu olarak maaşından 1.725,83 TL kesinti yapıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında; Mahkemece, davalının yapılandırma başvurusunda bulunduğu ve maaşından 25.04.2011-01.02.2012 tarihleri arasında kesintiler yapıldığı çekişmesiz olduğundan, Borçlar Kanunun 133. maddesi kapsamında zamanaşımını kesen sebepler gözetilmesizin yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.