Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, 03.03.1992 tarihinde Kurum kayıtlarına giren giriş bildirgesi ile 01.08.1988 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescili yapılmış olup,vergi kaydı sona erdikten sonra da, prim ödemeye devam ettiği 1.1.1993 tarihinden itibaren nisan 2000 tarihine kadar kendi nam ve hesabına çalışmasının devam etmesi nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.Prim ödemelerinin ise, 31.10.1996 ile 31.3.1998 tarihleri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının kurum cevabına göre uyuşmazlık bulunmayan dönem dışında kalan 1.4.1998 ile 3.4.2000 tarihleri arasında kalan dönem bakımandan da isteğe bağlı sigortalılığının tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, 1.1.1993 tarihinden itibaren vergi kaydı ile oda-sicil kaydı bulunmadığı anlaşılan davacının, 1.1.1993 sonrası dönem bakımından isteğe bağlı sigortalı kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1479 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin düzenlemeyi içeren 79. maddesinin; önce 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, sonrasında 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmünde; isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmemesi; isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren yasal bir neden olarak öngörülmemişse de; anılan maddede 04.10.2000 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 25. maddesiyle yapılan değişiklikte, “art arda üç ay prim ödenmemiş olması” isteğe bağlı sigortalılığı, son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdiren yasal bir neden olarak belirtilmiştir. Yine; 04.10.2000 tarihi öncesindeki isteğe bağlı sigortalılık dönemine ilişkin olarak prim borcu bulunanlar yönünden, aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 2. maddesi; 04.10.2000 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olanların isteğe bağlı sigortalılıklarının, bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yayımlandığı tarihe kadar birikmiş tüm prim borçlarını, Kanun Hükmünde Kararname’nin yayımı tarihini takip eden 6 ay içinde ödemeleri şartıyla devam ettirileceği, bu şartı yerine getirmeyenlerin sigortalılıklarının ise, son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdirileceği hükmünü içermekte ise de, anılan Kanun Hükmünde Kararname tüm hükümleriyle, ... Mahkemesinin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca iptal edilmiştir.
Yine, 1479 sayılı Kanuna 03.07.2001 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve 4692 sayılı Kanunla eklenen geçici 1. maddenin 2. fıkrası; “1479 sayılı Kanuna göre 04.10.2000 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalı olanların bu sigortalılıklarının 30.06.2001 tarihine kadar birikmiş tüm prim borçlarını, bu tarihten itibaren 6 aylık süreye ilişkin prim borçlarıyla birlikte 31.12.2001 tarihine kadar ödemeleri şartıyla devam ettirileceği” hükmünü getirmiştir.
1479 sayılı Kanunun 79. maddesinde 4956 sayılı Kanunun 33.maddesiyle yapılan ve 08.08.2001 tarihi itibariyle yürürlüğe giren değişiklikle de; sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde, isteğe bağlı sigortalılığın, daha önce ödenen primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona ereceği hükmü getirilmiştir.
Yukarıda yapılan maddi ve hukuki olgulara göre, davacının 31.10.1996 ile 31.3.1998 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin zorunlu ... sigortalılık süresini karşıladığı kadarı belirlenmeli,artan prim ödemesinin karşıladğı süre kadar isteğe bağlı sigortalı olduğu kabul edilmedir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edeceği sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy