Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 25.01.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi uyarınca sorumluluk, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi gerekir. Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumlularına karşı açılan tazminat davasında alınan kusur ve hesap raporu, rücu davası yönünden bağlayıcı olmayıp, kesinleşmesi halinde güçlü delil niteliğinde sayılması gerekmektedir. Mahkemece herhangi bir kusur raporu alınmaksızın salt tazminat dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı kalınarak karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca tazminat davasında verilen kararın iş bu rücu davasında güçlü delil olarak kabulü için öncelikle kesinleşmesi gerekmekte olup,mahkemece tazminat dosyasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeksizin hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular, göz önünde bulundurulmaksızın, konusunda ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa ve yasaya uygun kusur oranlarını saptayan bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy