Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş kazasının, davalı apartman yönetimi nezdinde kapıcı olarak çalışan sigortalının, asansör boşluğundan düşerek vefat etmesi şeklinde meydana geldiği; biri muhalif 2 makine mühendisi ve 1 maden mühendisinden oluşan üç kişilik mühendisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, iş kazasında davalı işveren apartman yönetimine kusur verilmediği, sigortalıya ise % 100 oranında kusur yüklendiği, mahkemece, tek muhalif makina bilirkişisinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; anılan Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi, sigortalının da üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmemesi gerekir. Hal böyle olunca, Kurumun açtığı iş bu rücu davasında, hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi heyetinde muhalif kalan makine mühendisi tarafından ileri sürülen görüşü de içerir kusur raporu, işveren kusurunun yeterince araştırılıp, değerlendirilmemesi yönüyle, olayla örtüşür bir kusur raporu olmadığı gibi, rapor sayısal azınlık gereği, hüküm kurmaya da yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle söz konusu iş kazasından dolayı açılan hak sahipliği dosyasının saptanması ve iş bu dosyaya celbi, akabinde İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatında uzman bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen durumlar gereği kusur oran ve aidiyeti konusunda yeni rapor alınıp irdelenerek, sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy