Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin, 506 sayılı 26. maddesi gereği rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, kusur sorumluluğunu esas alan 506 sayılı 26. maddesi olup, rücu davalarında kusurun belirlenmesinde zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir.
Olaya dair hükme esas alındığı anlaşılan kusur raporunda, davalı işveren Ltd.Şti’nin %100 kusurlu olduğu, bu kusurun %10’unun şirket müdürü ...’a, %5’inin taşocağı sorumlusu ... ’a ait bulunduğu sonucuna varıldığı belirgindir. Somut olayda, taşocağı şantiyesinde şöför olan sigortalının, mıcırı sahaya boşalttıktan sonra damperi indirmeden hareket ettiğinde, yüksek gerilim hattına temas sonucu patlayan tekerleğe bakmak için inip, sonrasında yeniden kamyona binmek istediğinde, kapı kolunu tuttuğunda elektriğe kapılıp vefat ettiği anlaşıldığından, anılan kusur raporunda, sigortalının müterafik kusuru yönünde yapılan inceleme yetersizdir. Ayrıca, olay hakkında düzenlenen iş müfettişi raporunda, davalı işverene %80, kazalıya %20 kusur izafe edildiği , bu şekliyle kusur oran ve aidiyeti hakkındaki çelişki ve tereddüt de giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı avukatı bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy