1-... adına Av. ... 2-...... Kurumu Başkanlığı adına Av. ... ile 1-... 2-... 3-... 4-... arasındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesinden verilen 14.03.2012 günlü ve 2009/686-2012/130 sayılı hükmün, davacılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dosyadaki belgelerden iş kazasına dayalı olarak, Kurum tarafından işveren ... aleyhine açılan rücuan tazminat davası ile sigortalı ... tarafından aynı kaza nedeniyle ..., ..., ... ve ... aleyhine Mahkemeni 2006-75 Esas numarasında açılan tazminat davasının birleştirildiği; sigortalının açtığı birleşen tazminat davasının, takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, rücuan tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, ............ o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin ......... heyeti......sından birine veyahut ................................. imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
A) Kurum tarafından açılan rücuan tazminat davasıyla ilgili verilen karara ilişkin olarak; gıyabi hükmün davalı ...’ın adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip, sonrasında çıkarılan tebligatların bila döndüğü “............... Apt. K:2 D:8 ...” adresine, Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olup; Mahkemece; anılan davalının, yapılacak araştırma ile adres kayıt sisteminde yazılı adresine usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalının, adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, önceki adresine Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ geçerli olacağından, başkaca bir şey yapılmaksızın;
B) Sigortalı tarafından açılıp bu dava ile birleşen tazminat davasında verilen kararın, davacı vekili ile davalılara tebliğ edilmediği görülmüş olup; taraflara (NOT: ... her iki davada da davalı olduğundan, kendisine tek tebligat yapılması yeterli olacaktır) usulünce tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 05.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy