Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtilen gerekçe ile isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve temyiz edenin sıfatına ve temyiz itirazının kapsamına göre aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili ...’in ad ve soyadı karar başlığına yazılmalıdır.
2- Mahkemece, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik ve 6111 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince, trafik kazası sonucu yapılan tedavi giderlerinin Kurum tarafından karşılanması gerektiğinin esas alınmış olması yerinde ise de; buna ilişkin davanın, 6111 sayılı Kanunda yapılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce açılmış olması durumunda, alacak yasal değişiklikle konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, sonra açılmış ise reddine karar verilmesi gerekir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan tedavi giderleri ile sınırlı olarak, rucüen tazminat istemine ilişkin davanın, 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış olmasına göre, karar verilmesine yer olmadığına; birleşen itirazın iptali istemine ilişkin davanın ise, anılan Kanunun yürürlük tarihinden sonra açılmış olması karşısında reddine karar verilmesi gerekirken, her iki davada da ret kararı verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
3- Mahkemece, birleşen davadaki geçici işgöremezlik ödeneğinin tamamının rücu davasında da uyuşmazlık konusu olduğu belirtilip, mükerrer ödemeye neden olunmaması gerektiğinin belirtilmiş olması yerinde ise de; verilecek kararın rücu davası yönünden alacağın belirlenmesi, itirazın iptali davası yönünden takibin devam edeceği miktarın belirlenmesini içereceği gözetilerek, mükerrer ödemeye neden olunmaksızın geçici işgöremezlik ödeneklerinden 574,08 TL’ye ilişkin itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, takibe konu geçici işgöremezlik ödeneklerinin tamamı için karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Kararın başlığında yazılı “Işık Sigorta A.Ş.” sözcüklerinden sonra gelmek özere “Vekili Av. ...” sözcüklerinin; hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci paragrafında yazılı “…. mükerrer ödemeye yer olmaması açısından 5. İş Mahkemesi’nin 2011/346-991 esas ve karar sayılı dosyasında geçici işgöremezlik talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcükleri silinerek yerine, “mükerrer ödemeye yol açmamak kaydı ile, ... 5. İş Mahkemesinin 2011/346 Esas sayılı davaya konu ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5336 takip sayılı dosyasında geçici işgöremezlik ödeneklerinden 574,08 TL asıl alacak ile buna isabet eden faize yönelik itirazın iptaline, takibin anılan kısım üzerinden devamına, geçici işgöremezlik ödeneklerinden fazlaya ilişkin itirazın iptaline, davacı Kurum’un fazlaya ilişkin taleplerinin reddine” rakam ve sözcüklerinin; tedavi giderlerine ilişkin olarak 1. bendin üçüncü paragrafında yazılı “reddine” sözcüğü silinerek yerine, “iş bu dava yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden reddine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.