Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Asıl davanın davacısı ..., iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının haksahibi olup, iş kazası sonucu doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, birleşen davanın davacısı ... Başkanlığı ise, iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
HUMK.nun 46. maddesi(6100 sayılı HMK.nun 167.maddesi) uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile, davaların ayrılmasına, davanın her safhasında karar verilebilir. Yine, HUMK.nun 77.maddesinde (6100 sayılı HMK.nun 30. maddesinde) mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Davacı ... ... Kurumu'nun, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin rücuan tahsiline yönelik davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir. Davacı sigortalının açtığı dava hukuki nitelikçe ... ... Kurumunca karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkin olup, maddi ve manevi tazminat davasının yasal dayanağı ise: İş Kanunu'nun 77. maddesi ve B.K.47 maddesi ile, 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararıdır. Bu durumda; her iki davanın, yasal dayanakları farklıdır. Öte yandan, bu davaların Yargıtay inceleme merciileri de farklıdır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.02.2007 tarih 2007/21-69 Esas ,2007/55 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul, ... Sigortalar Kurumunun bağlaması muhtemel gelirler yönünden peşin değerlerin belirlenebilmesi gibi, bir takım farklı olgular nedeniyle, yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için Kurumun ve sigortalının açtığı davaların ayrılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ayrı ayrı açılıp, görülmeleri gereken ve birbirinden tamamen farklı iki davanın birleştirmek suretiyle bir arada görülmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.