(4721 S. K. m. 462) (6100 S. K. m. 56) (1479 S. K. m. 41)
Dava: Dava, ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, prim borcu olduğundan davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Davacının, dava ehliyetini kullanmasını ortadan kaldıracak seviyede rahatsız ve vesayet altında olduğu çekişmesiz bulunduğuna göre mahkemece yapılacak iş; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 ve HMK. nın 56. maddesi uyarınca vesayet makamından davanın açılması için izin alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
2) Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Yasanın 41. maddesine göre hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için, (13.09.1993) ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre, en az 3 tam yıl prim ödenmiş olması gerekir. Muris olan babanın 07.06.1989 - 13.09.1993 tarihleri arasında 4 yıl 3 ay 23 gün sigortalılığı olup, davaya konu 1993 yılı 9. ay primi ödenmezse dahi davacıya ölüm aylığı bağlanabilmesi için gereken 3 yıldan daha fazla süre sigortalılık şartının gerçekleşmiş olduğu gözetilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy