Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, murisi ... 'in; ... nezdinde ... Derneği Başkanı olarak 26.04.1994-20.05.1998 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile 01.04.2005-17.06.2010 tarihleri arası 1479 sayılı Kanunun kapsamında zorunlu ... sigortalılığının tespitini istemiştir.
1-Davacı murisinin, dava konusu çalışmalarına ilişkin olarak işe giriş bildirgesi verilmediği, sigorta hizmet cetveline aktarılmış bildirim bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... Başkanlığı koruma bekçilerinin, işe alınmalarının, bir atama tasarrufu ile gerçekleşmesi nedeniyle, önceleri SSK sigortalısı olarak kabul edilmez iken; 11.05.1976 tarih ve 1992 sayılı Yasanın 1.maddesiyle değişik 506 sayılı Yasanın 2.maddesinin ikinci fıkrasıyla, 10.07.1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanuna göre çalıştırılan koruma bekçileri, ... Sigortalar Kanunu kapsamına alınmıştır.Yasada yapılan değişiklikten sonrası için, adı geçen bekçilerin sigortalı sayılacakları hususu tartışmasızdır.İnceleme konusu somut olayda; davacı murisinin "Çiftçi Mallarını Koruma Başkanı" olarak çalıştığından hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
2-Kurumca, 01.10.2008 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa'ya görc zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan davacı murisinin 01.04.2005 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydına dayalı kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma süresinin tespiti istemine gelince; 479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına en son alınan "... ve ... ve diğer bağımsız çalışanlara" Yasa'da yazılı ... güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. madde ile sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, bu Yasaya göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda Kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağı hükme bağlanmıştır. 5510 sayılı Kanunun geçici 8. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 04.10.2000-01.10.2008 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.1479 sayılı Yasanın Geçici 18. maddesinde belirtilen "yazılı başvuru" şartı, şekil şartı olmayıp; sigortalının, 01.10.2008 tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreyi, yasada belirtilen 6 aylık sürede, Kurum'a başvurarak veya borçlanmaya ilişkin prim ödeyerek, borçlanma iradesini ortaya koyması, yasadan yararlanmak için yeterli sayılmalıdır. Anılan yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçmesinden sonra, 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin sürenin, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacı murisinin , kanunda belirtilen 6 aylık sürede borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma başvurusunun veya borçlanma tutarına ilişkin prim ödemesinin bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy