Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonrasında sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi giderleri toplamı olan 1.837,07 TL.nin, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla %85’ine karşılık gelen 1.561,50 TL.sinin 506 sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince davalıdan yasal faiziyle birlikte rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1101.59 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) HUMK'nın 427. maddesi hükmü gereğidir. Somut olayda yerel mahkemece, uyuşmazlık konusu 1837,07 TL’den, davacının 1101,59 TL alacağa hakkı bulunduğunun esas alındığı gözetildiğinde; buna göre, 1101,59 TL alacak miktarı davalı yönünden, bakiye reddedilen 735,48 TL de davacı yönünden değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması miktarlar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 15.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi .
Full & Egal Universal Law Academy