Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, 04.10.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerine yapılan ... sigorta yardımları nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmin, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olay, incelendiğinde; Kurum sigortalısı ... ...'ın 04.10.2009 tarihinde trafik kazası sonucu öldüğü, sigortalının geride bıraktığı hak sahiplerine 77.970,29 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı; davacı Kurum, kazanın oluşumunda ... ... karayolundaki 13 m boyunda 3,5 m eninde olan çukurun neden olduğunu ve olayın meydana gelmesinde davalı ...'nün 1.derece kusurlu olduğunu beyanla, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik TL 77.970,29 TL olan kurum zararından 38.985,15 TL nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.r.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yasal mevzuat 5510 sayılı ... Sigortalar ve ... Sigortası Kanunudur.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 39.maddesi, “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir.
Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücû edilmez.” hükmünü getirmiştir. 5510 sayılı Kanunun 39. maddesi hükmüne göre; Kurumun rücu hakkı, üçüncü kişinin sadece kasıtlı fiili haline özgülenmiştir. Yasanın açık ve buyurucu hükmüne göre; üçüncü kişi, kasta dayanmayan fiili sonucunda sigortalının malül kalmasına veya ölümüne neden olmuş ise, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan aylıkların ilk peşin değerinin yarısından sorumlu tutulması mümkün değildir. 5237 sayılı ... Ceza Kanununun "Kast" başlıklı 21. maddesi; "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." düzenlemesini içermektedir. Buna göre, Kanunun suç saydığı bir eylem dolayısıyla kişinin cezalandırılabilmesi için, kural olarak eylemin kasten işlenmiş olması gerekir.Kastın unsurları ise:
1-)Öngörme Unsuru; Failin kasten hareket etmiş sayılabilmesi için, sonuç alt unsuru da dahil olmak üzere yasal tanımda yer alan tüm unsurları öngörmüş, yani onları bilmiş olması gerekir.
2-)İsteme (irade) Unsuru; Bir şeyin bilinmiş olması, o şeyin aynı zamanda istenmiş olduğunu göstermez.Yani, öngörme, aynı zamanda isteme anlamına gelmez.Bu nedenle, failin kasten hareket ettiğini söyleyebilmek için, başta kanunda tanımlanan sonuç alt unsuru olmak üzere, öngördüğü tüm hususları aynı zamanda istemiş olması gerekir.
Failin öngördüğü ile istediği arasında uygunluk varsa, yani öngördüğü sonuca ulaşmak için iradesini harekete geçirmişse, kastı oluşmuş sayılır ve bundan sorumlu tutulur.(Kayıhan İçel, ... Ticaret Üniversitesi ... Bilimler Dergisi Yıl:6 Sayı:12 s.61-70)
Yapılan açıklamalar çerçevesinde; Mahkemece, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Yasanın 39.maddesinde belirtilen şartlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykın olup, bozma nedenidir
O halde, davacı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 19.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy