Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2010/342-2012/306
Dava, ...... destek ...... borcuna işletilen gecikme zammının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, yaşlılık aylığı alırken başlayan kendi nam ve hesabına bağımsız faaliyetin Kurum’a bildirdiğini belirterek, ...... destek ......ne eklenen gecikme zammından sorumlu olmayacağını ve iptalini istemiş; Mahkemece, davacının, süresinde Kurum’a başvurduğu belirtilerek, gecikme zammından sorumlu olmayacağı gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum’un, 1988 yılından beri yaşlılık aylığı almakta olan davacıdan, sonradan kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğu gerekçesi ile, 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesi gereğince 23.11.2004 – 24.12.2005 ve 01.06.2006 – 15.06.2007 tarihleri arası dönemler için ...... destek ...... borcu çıkararak, tahsil ettiği, ayrıca gecikme zammı borcu da çıkardığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, anılan dönemlerde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasını Kurum’a süresinde bildirip-bildirmediği ve bunun sonucunda gecikme zammından sorumlu olup-olmayacağı konusundadır.
24.07.2003 tarih ve 4956 sayılıl Kanunun 44. maddesi ile eklenen ve Kanunun ... Gazetede yayınlandığı 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe girip, uyuşmazlık konusu dönemde uygulanması gereken 1479 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesine göre, “ … ...... destek ...... ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile Kurumca tespit edilemeyenlerden ...... destek ......, 53 üncü maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir.”
Mahkemece, sonraki faaliyetin süresinde Kurum’a bildirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyada buna ilişkin belge bulunmamaktadır. Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde, 31.12.2004 tarihli dilekçeden bahsedilmiş olup; Mahkemece, öncelikle anılan dilekçe getirtilerek, içeriği denetlenmeli; yaşlılık aylığı alırken sonradan başlayan çalışmanın Kurum’a bildirilip-bildirilmediği üzerinde durulmalı; Yine, anılan dilekçenin, davacının 24.12.2005 tarihinde sona erip, farklı bir faaliyetin başladığı 01.06.2006 – 15.06.2007 tarihleri arası dönemdeki faailyeti kapsamayacağı, bunun için de, yasada belidtilen sürelerde bir dilekçenin verilmesi gerektiği esas alınmalıdır.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.