Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 13.10.1988 ile 19.7.1990 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, davacı tarafından 13.10.1988 ile 19.7.1990 tarihleri arasında hizmet akdi ile davalı nezdinde geçen çalışmaların tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece, gerekçe kısmında, “davacının ihtilaflı dönemde hizmet akdi ile çalışması resmi belgelerle ispat edilemediğinden yerinde olmadığı, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü süreye de uğradığı” gerekçe kılınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu, böylelikle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı görülmüştür. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK nun Hükmün Kapsamı başlığını taşıyan 297. maddesinin c bendinde hükmün, “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” kapsayacağı ve Hükmün Yazılması başlığını taşıyan 298. maddesinin 2. fıkrasında ise “gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı” düzenlemesi amirdir.
Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
0 halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S0NUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan TRT Gen. Müd.'ne iadesine, 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.